Sırbistan'da yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoların ardından düzenlenen erken genel seçimlerde, öğrenci hareketinin desteklediği muhalefet ittifakı iktidardaki Sırp İlerleme Partisi'ni (SNS) mağlup etti. Seçim komisyonunun açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, muhalefet bloku parlamentoda çoğunluğu elde etti. Bu sonuç, 2024 yılında Novi Sad tren istasyonunda meydana gelen ve 16 kişinin ölümüne yol açan tavan çökmesi faciasının tetiklediği kitlesel gösterilerin siyasi bir zafere dönüştüğünü gösteriyor.
Protestoların arka planı ve seçim süreci
Olay, 1 Kasım 2024'te Novi Sad'ın yeniden inşa edilen tren istasyonunda meydana geldi. İstasyonun beton tavanının çökmesi sonucu 16 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Facianın hemen ardından hükümetin altyapı projelerindeki ihmal ve yolsuzluk iddiaları sokaklara taşındı. Başlangıçta üniversite öğrencilerinin öncülük ettiği gösteriler, kısa sürede ülke genelinde yayılarak Sırbistan'ın son yıllardaki en büyük toplumsal hareketine dönüştü.
Protestocular, başta Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ve hükümet yetkilileri olmak üzere sorumluların hesap vermesini, yargı bağımsızlığını ve basın özgürlüğünü talep etti. Gösteriler sırasında polis müdahalesi ve gözaltılar yaşandı; ancak hareket momentumunu korudu. Muhalefet partileri, öğrenci hareketinin çağrısıyla bir araya gelerek ortak bir seçim ittifakı kurdu ve "Adalet ve Değişim" sloganıyla kampanya yürüttü.
Seçim kampanyası boyunca iktidar partisi, ekonomik istikrar ve büyük altyapı projelerini öne çıkarırken, muhalefet yolsuzlukla mücadele ve demokratik reform vaatlerine odaklandı. Sandık çıkış anketleri, muhalefetin özellikle genç seçmen ve kentli nüfus arasında güçlü destek aldığını gösterdi. Resmi sonuçlar kesinleşmese de, muhalefet liderleri zaferi ilan etti ve iktidarın seçim sonuçlarını kabul etmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Sırbistan, Batı Balkanlar'ın istikrarı açısından kritik bir ülke konumunda. Ülke, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerini sürdürürken bir yandan da Rusya ve Çin ile yakın ilişkiler geliştiriyor. İktidar değişikliği, Sırbistan'ın dış politika yöneliminde önemli değişikliklere yol açabilir. Muhalefet, AB entegrasyonuna daha güçlü vurgu yapacağını ve hukukun üstünlüğü reformlarını hızlandıracağını belirtiyor.
Öte yandan, Kosova ile ilişkiler, Sırbistan'ın dış politikasının en hassas başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Muhalefetin iktidara gelmesi durumunda Belgrad-Priştine diyalogunda yeni bir dönem başlayabilir. Ancak gözlemciler, Sırbistan'ın Rusya ile enerji bağımlılığı ve Çin ile altyapı yatırımları gibi konularda köklü bir politika değişikliğine gitmesinin kolay olmadığını vurguluyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Sırbistan'daki seçim sonuçlarını dikkatle izliyor. Batılı başkentler, Sırbistan'ın demokratikleşme sürecinin güçlenmesini ve bölgede istikrarın korunmasını umuyor. Ancak olası bir iktidar değişikliğinin Sırbistan'ın Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusundaki tutumunu nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki siyasi değişim, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Sırbistan ile son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirdi; Sırbistan, Türkiye'nin Balkanlar'daki en önemli ticari ortaklarından biri haline geldi. Yeni hükümetin AB yanlısı bir çizgi izlemesi, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarlarını koruması için diplomatik kanalları açık tutmasını gerektirebilir. Ayrıca, Sırbistan'ın Kosova ile ilişkilerindeki olası yumuşama, Türkiye'nin Balkanlar'daki arabuluculuk rolünü de etkileyebilir. Türkiye, istikrarlı ve AB ile bütünleşmiş bir Sırbistan'ı desteklerken, Rusya'nın bölgedeki etkisinin azalmasını da olumlu karşılayabilir.