Brezilya'nın siyasi devi Luiz Inácio Lula da Silva, 77 yaşında üçüncü kez devlet başkanlığı görevini yürütürken, siyasi kariyerinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. 2003-2010 yılları arasındaki iki döneminde ülkeyi ekonomik büyüme ve sosyal refah artışıyla tanıştıran Lula, 2023'te yeniden iktidara geldiğinde, selefi Jair Bolsonaro'nun dört yıllık yönetimi sırasında aşındırılan sosyal programları yeniden inşa etme sözü verdi. İlk yılında bu yönde önemli adımlar atan Lula, Bolsa Família gibi gelir desteği programlarını güçlendirdi ve yoksullukla mücadelede kaydedilen gerilemeyi tersine çevirmeye başladı. Ancak yaşının ilerlemesi ve sağlık sorunları, 2026 seçimlerine giden süreçte yeniden aday olup olamayacağına dair spekülasyonları da beraberinde getiriyor. Lula'nın karizması ve halk nezdindeki popülaritesi, onu Brezilya siyasetinin en etkili figürü kılmaya devam ediyor.
Siyasi kariyeri ve üçüncü dönemin zorlukları
Luiz Inácio Lula da Silva, 1945 yılında Pernambuco eyaletinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Metal işçisi olarak başladığı hayatına, sendikal hareketin lideri olarak devam etti ve 1980'de İşçi Partisi'nin (PT) kurucuları arasında yer aldı. 2002 seçimlerini kazanarak Brezilya'nın ilk işçi sınıfı kökenli devlet başkanı oldu. İktidarı döneminde uyguladığı sosyal politikalar ve ekonomik istikrar sayesinde ülke tarihinde eşi görülmemiş bir popülariteye ulaştı. 2010'da görevi Dilma Rousseff'e devrettikten sonra, 2018'de yolsuzluk suçlamasıyla hapse mahkûm edildi; ancak 2021'de Yüksek Mahkeme kararıyla tahliye edildi ve siyasi hakları iade edildi. 2022 seçimlerinde Bolsonaro'yu az farkla yenerek üçüncü kez iktidara geldi.
Üçüncü döneminde Lula, Bolsonaro'nun dört yıllık yönetimi sırasında zayıflayan sosyal programları yeniden canlandırmayı öncelikli hedef olarak belirledi. Bolsa Família programı yeniden yapılandırıldı, asgari ücret artırıldı ve yoksullukla mücadele için ek kaynaklar ayrıldı. Ayrıca, Amazon yağmur ormanlarının korunması konusunda uluslararası alanda daha aktif bir politika izleyerek, Bolsonaro döneminde artan ormansızlaşmayı durdurma sözü verdi. Ekonomik alanda ise enflasyonla mücadele ve Merkez Bankası'nın bağımsızlığı gibi konularda piyasalarla zaman zaman ters düştü. Lula'nın bu dönemde karşılaştığı en büyük zorluk, hem kendi partisi içindeki muhalefet hem de Kongre'deki güçlü muhalefet bloklarıyla uğraşmak oldu.
Lula'nın yaşı ve sağlık durumu, siyasi geleceği açısından önemli bir belirsizlik unsuru. 2023'te kalçasındaki rahatsızlık nedeniyle ameliyat olan ve zaman zaman sağlık sorunları yaşayan Lula, buna rağmen yoğun bir çalışma tempası sürdürüyor. 2026 seçimlerinde yeniden aday olup olmayacağı henüz netlik kazanmadı; ancak anketler, şu an için en güçlü aday olduğunu gösteriyor. Lula'nın siyasi deneyimi ve halkla kurduğu güçlü bağ, onu Brezilya siyasetinin vazgeçilmez bir figürü haline getiriyor.
Brezilya ve küresel siyasette Lula etkisi
Lula, sadece Brezilya iç siyasetinde değil, uluslararası alanda da etkili bir aktör. İlk iki döneminde gelişmekte olan ülkelerle kurduğu ittifaklar ve küresel yönetişimde daha fazla söz hakkı talep eden tutumu, onu dünya sahnesinde saygın bir konuma taşıdı. Üçüncü döneminde de bu çizgiyi sürdüren Lula, BRICS ülkeleriyle ilişkileri derinleştirdi ve Batı ile Rusya-Ukrayna savaşı gibi konularda dengeli bir pozisyon almaya çalıştı. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede öncü bir rol üstlenerek, Amazon'daki ormansızlaşmayı azaltma hedefiyle küresel kamuoyunun dikkatini çekti. Brezilya'nın bölgesel liderlik iddiası, Lula'nın aktif diplomasisiyle yeniden canlandı.
Ancak Lula'nın dış politikası da iç politikada olduğu gibi eleştirilere maruz kalıyor. Özellikle Venezuela ve Nikaragua gibi otoriter rejimlerle kurduğu diyalog, Batılı müttefikler tarafından sorgulanıyor. Yine de Lula, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi olan Brezilya'nın sesini uluslararası platformlarda duyurmayı başarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ve Brezilya, orta büyüklükte güçler olarak birçok uluslararası platformda benzer çıkarlara sahip. Lula'nın üçüncü döneminde sosyal programları yeniden tesis etmesi ve ekonomik istikrarı önceliklendirmesi, Türkiye'nin de takip ettiği bir model olabilir. Ayrıca, Lula'nın çok kutuplu dünya düzenine verdiği destek ve Batı ile dengeli ilişkiler kurma çabası, Türk dış politikasının son yıllardaki çizgisiyle örtüşüyor. Brezilya'nın BRICS içindeki aktif rolü ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki liderliği, Türkiye'nin uluslararası alanda iş birliği yapabileceği alanlar sunuyor. Ancak Lula'nın Venezuela gibi ülkelerle kurduğu yakın ilişkiler, Türkiye'nin bölgesel hassasiyetleri açısından dikkatle izlenmeli.