2024 genel seçimlerinde tarihi bir zafer kazanarak İşçi Partisi'ni 14 yıl aradan sonra iktidara taşıyan Sir Keir Starmer, göreve gelmesinin üzerinden iki yıl bile geçmeden istifaya zorlandı. 'Bay Kurallar' lakabıyla tanınan, eski bir insan hakları avukatı olan Starmer'ın siyasi kariyeri, kamuoyuyla kuramadığı duygusal bağ ve parti içi muhalefetin artan baskısı sonucu sona erdi. Başbakanlık koltuğundaki kısa süresi, vaat ettiği değişim rüzgarını estirememesi ve ardı ardına gelen skandallarla anılacak.
Kuralların Adamı Neden Kaybetti?
Starmer'ın yükselişi, Brexit sonrası karışıklık ve Covid-19 pandemisinin gölgesinde, disiplinli ve kuralcı bir lider arayışına dayanıyordu. 'Mütevazı bir aileden gelen, hukukun üstünlüğüne inanan bir avukat' profili çizen Starmer, 2020'de İşçi Partisi lideri olduktan sonra partiyi aşırı sol kanattan merkeze taşıdı. 2024 seçimlerinde Muhafazakar Parti'nin dağılmasıyla yüzde 40 oy oranı ve 412 sandalye ile büyük bir çoğunluk elde etti. Ancak bu başarı, kişisel popülerlikten değil, rakibin çöküşünden kaynaklanıyordu. Seçimden sonra Starmer'ın soğuk, mesafeli ve 'robotik' tavrı hızla tepki çekmeye başladı. Kamuoyu yoklamaları, liderliğinde güven duygusunun hızla eridiğini gösterdi. Üstelik partinin içinde, sol kanatla sürekli bir gerilim yaşanıyordu; Starmer'ın 'merkezci politikaları' tabanı tatmin etmekten uzaktı. Ekonomik durgunluk, enflasyon ve sağlık sistemindeki krizle başa çıkamaması da eleştirileri artırdı.
İstifaya Götüren Son Dakika Gelişmeleri
Son haftalarda yaşanan bir dizi olay, Starmer'ın kaderini belirledi. Parti içinde, eski bir bakanın özel bir toplantıda 'Başbakan hiçbir şey vaat edemez, çünkü sözünü tutamaz' dediği iddia edildi. Bunun üzerine Starmer, istifa eden bakanları ve parlementerleri saymaya başladı. Sadece bir haftada 30'dan fazla İşçi Partisi milletvekili, 'liderlik değişikliği' çağrısı yapan bir bildiriye imza attı. Starmer'ın son hamlesi, ekonomi politikasında radikal bir değişiklikle kemer sıkma önlemlerini geri çekmek oldu, ancak bu da kamuoyunu ikna etmeye yetmedi. İngiltere'nin önde gelen gazeteleri, Starmer'ı 'güven bunalımı' ve 'vizyon eksikliği' ile suçlarken, muhalefet partileri erken seçim çağrısı yaptı. Son olarak, Başbakanlık ofisinden yapılan kısa bir açıklamayla Starmer'ın 'kişisel nedenlerle' istifa ettiği duyuruldu. Ancak siyasi kulislerde, partinin bölünmesini önlemek için istifaya zorlandığı konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Starmer'ın istifası, küresel bir aktör olan İngiltere'nin iç siyasetindeki istikrarsızlığın bir yansımasıdır. Türkiye'nin İngiltere ile ticari ve diplomatik ilişkileri bulunuyor; özellikle Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ve savunma işbirlikleri önemli. Ancak Starmer yönetimi döneminde Türkiye ile ilişkilerde belirgin bir değişiklik yaşanmadı. Yeni bir başbakanın atanması veya erken seçim olasılığı, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde kısa vadede bir değişime yol açmayabilir. Ancak İngiltere'nin içe kapanma eğilimi ve Avrupa'dan uzaklaşması, Türkiye'nin AB ile ilişkileri bağlamında da dikkatle izlenmelidir. Ayrıca, İngiltere'deki siyasi türbülans, küresel piyasaları etkileyebileceğinden, Türkiye'nin dış ticaret ve yatırım stratejileri açısından risk oluşturabilir.