Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Genel Sekreteri Laura Leyser, Uganda'da devam eden Bundibugyo virüsü salgınının dünyayı şaşırtmaması gerektiğini, bu tür salgınların daha sık yaşanacağını belirtti. Bundibugyo virüsü, Ebola virüs ailesinden olup ölüm oranı yüksek bir hastalıktır. Salgın, Uganda'nın Mubende bölgesinde Eylül ayında başladı ve şu ana kadar 160'tan fazla vaka tespit edildi, 55 kişi hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının kontrol altına alınması için acil müdahale çağrısı yaparken, MSF salgının yayılmasının önlenemediğini vurguluyor.
Salgının arka planı ve mevcut durum
Bundibugyo virüsü, 2007 yılında Uganda'da keşfedilen nispeten yeni bir Ebola türüdür. Diğer Ebola türlerine göre daha düşük ölüm oranına sahip olmasına rağmen (%25-50 arası), salgınların kontrolü zordur çünkü belirtiler sıtmaya benzer ve erken teşhis zordur. Uganda'da son salgın, ülkenin sağlık sisteminin kırılgan olduğu bir dönemde meydana gelmiştir. COVID-19 pandemisi ve diğer salgın hastalıklar, Uganda'nın sağlık altyapısını zaten zorlamıştır.
Laura Leyser, "Gerçek şu ki, Bundibugyo virüsü salgını bir istisna değil. İklim değişikliği, ormansızlaşma ve insanların vahşi yaşamla daha fazla teması, zoonotik hastalıkların sıklığını artırıyor. Dünya bu gerçeği kabul etmeli ve gelecekteki salgınlara hazırlıklı olmalıdır" dedi. MSF, Uganda'da salgınla mücadele için 50'den fazla uluslararası personel görevlendirdi. Ancak, finansman ve lojistik eksiklikler nedeniyle müdahale yetersiz kalıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Uganda'daki salgın, Doğu Afrika bölgesinde güvenlik endişeleri yaratmaktadır. Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ruanda ve Güney Sudan gibi sınır ülkeleriyle yoğun nüfus hareketlerine sahiptir. Salgının bu ülkelere sıçraması halinde, bölgesel bir sağlık krizi yaşanabilir. DSÖ, salgının yayılmasını önlemek için sınır ötesi gözetim ve aşılama çalışmaları başlatmıştır. Ancak, Bundibugyo virüsü için lisanslı bir aşı bulunmamaktadır; sadece deney aşamasındaki aşılar mevcuttur.
Küresel sağlık topluluğu, 2014-2016 Batı Afrika Ebola salgınından ders çıkardığını iddia etse de, MSF'ye göre yeterli ilerleme kaydedilmemiştir. Leyser, "Ebola'ya karşı küresel bir fon oluşturuldu, ancak bu fon salgın bittiğinde kurudu. Sürdürülebilir bir sağlık güvenliği sistemi kurmadıkça, her yeni salgın aynı şaşkınlıkla karşılanacak" dedi. Salgın aynı zamanda Uganda'nın ekonomisini de etkilemektedir; turizm ve ticaret olumsuz etkilenmiştir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Uganda'daki Bundibugyo virüsü salgını, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel sağlık güvenliği açısından önemli dersler içermektedir. Türkiye, Afrika'da artan nüfuzu ve insani yardım faaliyetleri nedeniyle bölgesel salgınlardan etkilenebilir. Özellikle, Türkiye'nin Somali ve Sudan'daki sağlık projeleri, salgın yönetimi kapasitesini artırmasını gerektirebilir. Ayrıca, zoonotik hastalıkların sıklığının artması, küresel tedarik zincirleri ve tarım üzerinden Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü'nün salgın hazırlık programlarına katılarak ve kendi sınır gözetim sistemlerini güçlendirerek bu tür küresel sağlık tehditlerine karşı önlem almalıdır.