Singapur’un batısındaki Sunset Way yerleşiminde yaşayan Jo Teoh, otuz yılı aşkın süredir her sabah kuş sesleriyle uyanıyor; makakların ağaçlar arasında zıplarken yaprakların hışırtısını ve nemli toprağın kokusunu içine çekiyor. Teoh’un yaşamı, evinin hemen yanındaki Maju Ormanı ile iç içe geçmiş durumda. Bu orman, boynuzgagalardan şahin kartallara kadar pek çok türe ev sahipliği yapıyor ve bölge sakinleri için adeta bir yaşam kaynağı. Ancak bu doğal cennet, Singapur hükümetinin konut projesi kapsamında ağaçların kesilmesi kararıyla karşı karşıya. Sakinler, ormanın korunması için imza kampanyaları ve sivil toplum örgütleriyle iş birliği yaparak yetkililere çağrıda bulunuyor: “Bu orman bizim komşumuz; onu kaybetmek istemiyoruz.”
Maju Ormanı’nın Önemi ve Tehdit Altındaki Biyoçeşitlilik
Singapur, hızlı kentleşmesine rağmen yeşil alanları koruma konusunda önemli adımlar atmış bir ülke. Ancak Maju Ormanı, ülkenin en eski ikincil ormanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 60 hektarlık bu alan, kırmızı tepeli boynuzgaga, pangolin ve nadir bulunan bazı bitki türlerine ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, bu türlerin bir kısmının dünya genelinde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bölge sakinleri, ormanın sadece bir yeşil alan değil, aynı zamanda iklim düzenleyici ve hava kalitesini artırıcı bir ekosistem olduğunu vurguluyor.
Singapur hükümeti ise artan konut ihtiyacını karşılamak için Maju Ormanı’nın bir kısmını kesme planını onayladı. Proje kapsamında yaklaşık 800 konut inşa edilmesi öngörülüyor. Yetkililer, çevresel etkileri en aza indirmek için bazı önlemler alacaklarını ve yeni bir park inşa edileceğini açıkladı. Ancak sakinler, bu önlemlerin yetersiz olduğunu ve projenin ormanın ekosistemini geri dönüşü olmayan şekilde bozacağını savunuyor. “Ağaçları kestikten sonra yerine koyacakları fidanlar ancak 50 yıl sonra bu ormanın sağlayabileceği yaşam alanına ulaşabilir” diyen Teoh, yetkililere sürdürülebilir alternatifler sunmaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kent ve Doğa Dengesi
Maju Ormanı’nın kaderi, yalnızca Singapur’u değil, hızla büyüyen Asya kentlerindeki yeşil alanların korunması sorununu da gündeme getiriyor. Son yıllarda Jakarta, Bangkok ve Kuala Lumpur gibi şehirlerde doğal alanlar, altyapı projeleri nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Çevre aktivistleri, bu durumun biyoçeşitlilik kaybına ve iklim değişikliğinin etkilerinin artmasına yol açtığını belirtiyor. Singapur hükümeti, 2020’de “Singapore Green Plan” ile çevre korumaya verdiği önemi vurgulamış olsa da, bu planın pratiğe yansıması sınırlı kalıyor.
Uzmanlar, kentleşmenin doğayla uyumlu bir şekilde planlanması gerektiğini ifade ediyor. Yeşil alanların yok edilmesinin, hava kirliliğini artırmanın yanı sıra sel riskini de yükseltebileceğine dikkat çekiliyor. Maju Ormanı’nın korunması, bu anlamda yalnızca yerel bir mücadele değil; küresel bir çevre bilincinin parçası olarak görülüyor. Bölge sakinleri, uluslararası çevre örgütlerinden destek alarak imza kampanyalarını büyütüyor. Ayrıca, ormanın korunması için hukuki mücadele başlatma hazırlıkları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur’daki Maju Ormanı mücadelesi, Türkiye’deki kentleşme ve doğa koruma politikalarına dair önemli paralellikler içeriyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde de benzer şekilde yeşil alanların imara açılması tartışmaları sıklıkla gündeme geliyor. Türkiye, sürdürülebilir kentleşme hedefleri doğrultusunda çevre mevzuatını güçlendirmeli ve kamuoyunun katılımını artırmalıdır. Maju Ormanı vakası, yerel halkın doğal mirasın korunmasında ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor. Türkiye’de de sivil toplum örgütleri ve vatandaşların benzer mücadelelerde daha fazla yer alması, çevre bilincinin artmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca, bu tür haberlere Türk medyasının daha fazla yer vermesi, küresel çevre sorunlarına dikkat çekilmesine yardımcı olabilir.