Singapur Dijital Kalkınma ve Enformasyon Bakanı Tan Kiat How, ülkede lehçelerin kullanım alanını genişletme yönünde adımlar atılabileceğini belirterek, Taycanca (Teochew) dilinde çekilen 'Dear You' (Sevgili) filminin IMDA tarafından 100 ek gösterime onay verildiğini açıkladı. Kültürel çeşitliliğin korunması ve Mandarin'in teşviki arasında denge kurmayı hedefleyen bu karar, Singapur'un dil politikalarında yeni bir döneme işaret ediyor.
Lehçelerin yeniden yükselişi
Singapur, 1979'dan bu yana Mandarin'in ağırlıklı olduğu bir dil politikası izliyor. Ancak son yıllarda lehçelerin kültürel miras açısından önemi yeniden tartışılmaya başlandı. 'Dear You', Taycanca konuşulan bir aile dramını anlatıyor ve filmin büyük ilgi görmesi üzerine IMDA, gösterim sayısını artırdı. Bakan Tan, bu kararın, “lehçelere alan açma” yönünde bir adım olduğunu, ancak Mandarin'in ulusal birlik ve ekonomik kalkınmadaki rolünün asla ihmal edilmeyeceğini vurguladı. 2023'te başlatılan Film Sınıflandırma Çerçevesi gözden geçirme süreci de bu tartışmaları daha geniş bir perspektife taşıyor.
Söz konusu filmin yapımcıları, Singapur'daki Taycan topluluğunun yoğun ilgisi karşısında şaşırdıklarını belirtirken, filmde kullanılan diyalogların otantik olduğu ve nesiller arası iletişim kopukluğunu ele aldığı için eleştirmenlerden tam not aldı. Singapur'da konuşulan başlıca lehçeler arasında Hokkien, Kantonca ve Hakka da bulunuyor. Hükümetin bu lehçelere yönelik medya içeriklerine izin vermesi, kültürel mirasın canlandırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak Bakan Tan, Mandarin'in küresel rekabetteki stratejik önemine dikkat çekerek, “Çok dilli bir toplum olarak Mandarin'i teşvik etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut: Dil politikalarının değişen yüzü
Singapur'un bu adımı, Asya genelinde dil politikalarının yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. Çin anakarasında Mandarin teşviki sürerken, Tayvan ve Hong Kong'da yerel dillere yönelik artan ilgi dikkat çekiyor. Endonezya ve Malezya gibi komşu ülkeler de lehçeleri kültürel miras olarak koruma çabalarını artırıyor. Singapur, çok kültürlü yapısıyla bu konuda öncü bir rol oynayabilir. Filmin gösterim sayısındaki artış, hükümetin sanatsal ifade özgürlüğü ile ulusal dil politikaları arasında bir denge arayışını yansıtıyor. Ayrıca, Streaming platformlarının yaygınlaşması ve yerel içeriklere talebin artması, Singapur gibi küçük ülkeleri daha esnek politikalara yönlendiriyor. IMDA'nın sınıflandırma çerçevesini gözden geçirmesi, bu tür yapımların sinemalarda ve dijital platformlarda daha rahat yer bulmasını sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un lehçe filmlerine yönelik bu hamlesi, Türkiye'deki Kürtçe, Zazaca, Lazca ve Çerkesçe gibi bölgesel dillerin medyada ve sanatta yer bulması tartışmalarını hatırlatıyor. Türkiye'de de dil çeşitliliğinin korunması ve bu dillerdeki kültürel üretimin teşviki, kültürel mirasın yaşatılması açısından önem taşıyor. Singapur'un Mandarin ile lehçeler arasında kurduğu denge, Türkiye'de Türkçe ile diğer diller arasındaki ilişkiye dair bir model sunabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel yumuşak gücünü artırmak ve diasporayla bağları güçlendirmek için dil politikalarında daha kapsayıcı yaklaşımlar benimsemesine ilham verebilir. Ayrıca, kültürel çeşitliliğin teşviki, turizm ve kültür endüstrilerine katkı sağlayarak ekonomik fayda da yaratabilir.