Singapur'da cumartesi günü üç bölgede hava kalitesi 'sağlıksız' seviyede başladı, ancak gün içinde kademeli olarak iyileşerek 'orta' aralığa geriledi. Ulusal Çevre Ajansı (NEA) verilerine göre, sabah saatlerinde batı, doğu ve merkez bölgelerinde 24 saatlik PM2.5 konsantrasyonuna dayanan PSI değeri 100'ün üzerine çıkarak sağlıksız sınırı aştı. Öğleden sonra itibarıyla bu değerler 55-75 aralığına düşerek orta seviyeye indi. Yetkililer, hava kalitesindeki bu dalgalanmanın bölgedeki orman yangınlarından kaynaklanan dumanlı pus (haze) ve değişken rüzgar yönlerinden kaynaklandığını belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Hava kirliliği, Güneydoğu Asya'da özellikle kuru mevsimde sıkça yaşanan bir sorun. Endonezya'nın Sumatra ve Kalimantan adalarındaki tarımsal amaçlı orman yangınları, rüzgarlarla Singapur ve Malezya'ya taşınan yoğun duman bulutları oluşturuyor. Bu yıl Temmuz ayından bu yana bölgede artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, yangın sayısında artışa neden oldu. Singapur Ulusal Çevre Ajansı, cumartesi günü yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde etkili olan güneybatı rüzgarlarının dumanı ülkeye taşıdığını, öğleden sonra rüzgarın yön değiştirmesiyle havanın temizlendiğini bildirdi.
Singapur'da hava kalitesi, 24 saatlik PSI (Pollutant Standards Index) değeriyle ölçülüyor. 0-50 arası iyi, 51-100 orta, 101-200 sağlıksız, 201-300 çok sağlıksız, 301 ve üzeri tehlikeli olarak sınıflandırılıyor. Cumartesi sabahı saat 09.00 itibarıyla batı bölgesinde PSI 112, doğu bölgesinde 105, merkezde ise 103 olarak kaydedildi. Saat 15.00'te ise bu değerler sırasıyla 68, 62 ve 65'e geriledi. Akşam saatlerinde ise tüm bölgelerde 60'ın altına inerek 'orta' seviyede istikrar kazandı.
Yetkililer, halka açık alanlarda maske takmaları ve yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmaları yönünde uyarılarda bulundu. Ancak akşam saatlerinde hava kalitesinin düzelmesiyle bu uyarılar gevşetildi. Singapur Sağlık Bakanlığı, solunum rahatsızlığı olan vatandaşların belirtileri takip etmelerini ve gerekirse sağlık kuruluşlarına başvurmalarını önerdi. Okullar ve işyerleri için herhangi bir kapatma kararı alınmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güneydoğu Asya'da sınır aşan hava kirliliği, ASEAN ülkeleri arasında zaman zaman gerilime yol açan bir mesele. Endonezya'nın 2015'teki büyük orman yangınları sırasında Singapur ve Malezya'da hava kalitesi haftalarca tehlikeli seviyede kalmış, okullar tatil edilmiş ve ekonomik kayıplar milyarlarca doları bulmuştu. 2014'te kabul edilen ASEAN Sınır Aşan Duman Kirliliği Anlaşması, üye ülkelerin yangınları önleme ve bilgi paylaşımı konusunda işbirliği yapmasını öngörüyor. Ancak uygulamada yaptırım mekanizmalarının zayıflığı, sorunun tekrarlanmasına engel olamıyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin bölgede kuraklık dönemlerini uzatarak orman yangınlarını artırdığına dikkat çekiyor. Singapur, hava kalitesini iyileştirmek için uzun vadede bölgesel işbirliğini güçlendirmeyi ve yangın erken uyarı sistemlerini geliştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, kentsel yeşil alanları artırarak ve fosil yakıt kullanımını azaltarak yerel kirliliği de kontrol altına almaya çalışıyor.
Singapur'un hava kalitesi, ekonomik faaliyetler ve günlük yaşam üzerinde doğrudan etkili. Turizm ve dış mekan etkinlikleri olumsuz etkilenebiliyor. Ancak cumartesi günü yaşanan hızlı iyileşme, yetkililerin kriz yönetimi konusunda deneyimli olduğunu gösteriyor. Öte yandan, bölgedeki diğer ülkelerde de benzer dalgalanmalar yaşanıyor; Malezya'nın güneyinde ve Endonezya'nın Riau eyaletinde de zaman zaman sağlıksız seviyeler görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'daki hava kalitesi sorunu doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel iklim değişikliği ve sınır aşan kirlilik konusunda önemli dersler içeriyor. Türkiye, Akdeniz kuşağında iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor; orman yangınları ve kuraklık riski artıyor. Singapur'un bölgesel işbirliği ve erken uyarı sistemleri konusundaki çabaları, Türkiye'nin de komşularıyla benzer mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, sanayi ve enerji politikalarında çevre dostu dönüşüm, hem hava kalitesini iyileştirecek hem de uluslararası taahhütlere uyumu kolaylaştıracaktır.