Güney Çin Denizi'nde temmuz ayında elektrik arızası nedeniyle mahsur kalan Arleigh Burke sınıfı destroyer USS Benfold, acil onarım için Filipinler'in Subic Bay kentine çekildi. Tesis, ABD Donanması'nın bölgede geliştirdiği onarım ve bakım merkezlerinden biri olarak stratejik önem taşıyor.
ABD Donanması, Pasifik'te artan gerilim ve Çin'in genişleyen deniz gücü karşısında savaş gemilerini sürekli harekat kabiliyetinde tutabilmek için Japonya, Güney Kore ve Filipinler'deki tersanelerle işbirliğini derinleştiriyor. Bu strateji, uzak mesafelerdeki üslerde bakım sürelerini kısaltmayı ve gemilerin kritik bölgelerde daha uzun süre kalmasını sağlamayı amaçlıyor.
Gelişmenin arka planı: ABD'nin Asya'daki bakım ağı genişliyor
USS Benfold'un Subic Bay'da onarılması, ABD Donanması'nın Filipinler'deki varlığını güçlendirme çabalarının somut bir örneği. 1992'de kapatılan eski ABD deniz üssü Subic Bay, son yıllarda yeniden stratejik bir merkez haline geldi. Filipinler hükümeti, 2014'te imzalanan ve 2023'te genişletilen Savunma İşbirliğini Güçlendirme Anlaşması (EDCA) kapsamında ABD'ye ek tesislere erişim izni verdi. Bu kapsamda Subic Bay, hem lojistik hem de bakım-onarım faaliyetleri için kritik bir nokta olarak öne çıkıyor.
Japonya'da Yokosuka ve Sasebo üsleri, ABD'nin 7. Filosu'nun ana bakım merkezleri arasında yer alıyor. Özellikle Yokosuka, nükleer uçak gemisi USS Ronald Reagan'ın ana limanı olarak büyük çaplı onarım kapasitesine sahip. Güney Kore'de ise Busan ve Jinhae tersaneleri, ABD gemilerinin rutin bakım ve acil onarımlarında kullanılıyor. Bölgedeki özel tersaneler de (örneğin Japonya'daki Mitsubishi Heavy Industries ve Güney Kore'deki Hanwha Ocean) ABD Donanması ile sözleşmeli çalışmalar yürütüyor.
ABD Donanması'nın 2024 yılında yayımladığı "Deniz Kuvvetleri Bakım ve Onarım Stratejisi" belgesi, Hint-Pasifik'te bakım kapasitesinin artırılmasını öncelikli hedef olarak tanımlıyor. Bu kapsamda, Singapur'daki Sembawang Tersanesi ve Avustralya'daki bazı tesislerle de işbirliği anlaşmaları imzalandı. Ancak Çin'in bölgedeki artan askeri faaliyetleri ve Tayvan Boğazı'ndaki gerilim, bu bakım hatlarının güvenliğini risk altına sokuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Güç projeksiyonunda lojistik savaşı
ABD'nin Asya'daki tersane ağı, yalnızca teknik bir bakım meselesi değil; aynı zamanda Çin'e karşı bir güç projeksiyonu aracı. ABD Donanması, gemilerini uzun süre denizde tutabilmek için "dağıtılmış harekat" konseptini benimsiyor. Bu konsept, gemilerin tek bir üsse bağımlı olmadan, bölgedeki farklı tersanelerde hızla bakımdan geçirilip tekrar göreve dönmesini öngörüyor. Böylece Çin'in A2/AD (bölgeye erişimi engelleme) kabiliyetine karşı ABD'nin manevra alanı genişliyor.
Öte yandan, Asya'daki tersanelerin çoğu ticari gemi inşasında uzmanlaşmış durumda. ABD savaş gemilerinin bakımı için gereken kalifiye işgücü ve yedek parça tedariki, özellikle yüksek teknoloji içeren sistemlerde zorluk yaratabiliyor. Örneğin, Aegis savaş sistemleri ve gelişmiş radar bileşenleri için özel sertifikasyon gerekiyor. Bu nedenle ABD, yerel tersaneleri eğitmek ve sertifikalandırmak için ek yatırımlar yapıyor.
Filipinler'in Subic Bay'ı stratejik kılan bir diğer unsur, Güney Çin Denizi'ne yakınlığı. Çin'in dokuz çizgi iddiası ve bölgedeki yapay ada inşaatları göz önüne alındığında, Subic Bay'daki bir onarım üssü, ABD'nin ihtilaflı sulardaki varlığını sürdürmesi için hayati önem taşıyor. Ayrıca Filipinler, 2023'te ABD ile ortak devriye anlaşmaları imzalayarak bölgede daha aktif bir denge politikası izliyor.
Çin ise bu gelişmeleri "bölgesel istikrarı bozma" olarak nitelendiriyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin Asya'daki askeri varlığını artırmasının "soğuk savaş zihniyeti" olduğunu savunuyor. Ancak ABD, bakım anlaşmalarının savunma amaçlı olduğunu ve müttefiklerle işbirliğini güçlendirdiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Asya'daki tersane ağı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel güç dengeleri açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, kendi savunma sanayisini güçlendirirken benzer bir lojistik esneklik ihtiyacını Ege ve Doğu Akdeniz'de hissediyor. ABD'nin müttefikleriyle bakım üsleri kurması, Türkiye'nin de NATO çerçevesinde benzer işbirliklerini gündeme getirmesi için bir örnek oluşturabilir. Ayrıca, Asya'daki gerilim arttıkça ABD'nin kaynaklarının bir kısmını Pasifik'e kaydırması, Orta Doğu ve Avrupa'daki güvenlik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, savunma sanayii ihracatı ve stratejik ortaklıklar yoluyla bu değişimi yakından izlemeli.