Singapur'un güneybatısındaki adaların çevresindeki suları en iyi bilen kişilerden biri olan 71 yaşındaki balıkçı Hamzah Mohamad, yarım asrı aşkın süredir bu sularda avlanıyor. Sudong Adası'nın eski sakini olan Mohamad, geleneksel Malay usulü tel kafeslerle (bubu) Sudong, Bukom ve Semakau adalarının çevresindeki kayalık resiflerde balık tutuyor. Ancak Singapur hükümetinin açıkladığı iddialı 'Geleceğin Adası' planı, bu eşsiz deniz ekosistemini ve Mohamad gibi balıkçıların geçim kaynaklarını tehdit ediyor. Uzmanlar, planın uygulanması halinde bölgedeki mercan resiflerinin büyük bir kısmının yok olabileceği uyarısında bulunuyor.
Planın Ayrıntıları ve Çevresel Etkileri
Singapur Ulusal Kalkınma Bakanlığı, 'Geleceğin Adası' projesinin bir parçası olarak güneybatıdaki bazı adaların birleştirilerek büyük bir yapay ada oluşturulmasını öngörüyor. Proje, önümüzdeki 50 yıl içinde kent devletin artan nüfusunu ve endüstriyel ihtiyaçlarını karşılamak için yeni toprak alanları yaratmayı amaçlıyor. Yetkililer, planın enerji tesisleri, limanlar ve rekreasyon alanları için fırsatlar sunacağını belirtiyor. Ancak bu devasa ıslah çalışması, bölgedeki deniz tabanının büyük ölçüde kazılmasını ve doldurulmasını gerektirecek. Bu durum, Sudong ve çevresindeki adalarda yaşayan mercan resiflerinin üzerinin çamurla kaplanmasına ve fotosentez yapamayan mercanların ölmesine neden olabilir.
Deniz biyologları, bölgenin Singapur'un en zengin deniz biyolojik çeşitliliğine ev sahipliği yaptığını vurguluyor. Buradaki resifler, nesli tehlike altında olan deniz kaplumbağalarına, dugonglara ve yüzlerce balık türüne yaşam alanı sağlıyor. Projeyi eleştiren çevre örgütleri, hükümetin etki değerlendirmelerinin yetersiz olduğunu ve alternatif çözümlerin göz ardı edildiğini savunuyor. Singapur Doğa Derneği'nden yapılan açıklamada, 'Deniz ekosistemlerinin korunması ile kalkınma arasında bir denge kurulmalı; bu proje, geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir' ifadeleri kullanıldı.
Küresel Boyut ve Benzer Örnekler
Singapur'un bu projesi, dünya genelinde artan deniz seviyesi tehdidine karşı koymak için kıyı kentlerinin uyguladığı devasa altyapı projelerinin bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Malezya, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde benzer yapay ada projeleri hayata geçirildi. Ancak bu tür projeler, deniz ekosistemleri üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle uluslararası çevre kuruluşlarının eleştirileriyle karşılaşıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), kıyı ıslah projelerinin sürdürülebilir bir şekilde planlanması ve deniz koruma alanlarının oluşturulması çağrısında bulunuyor.
Singapur hükümeti, projenin çevresel etkilerini azaltmak için bazı taahhütlerde bulundu. Ancak balıkçılar ve çevre aktivistleri, bu taahhütlerin yeterli olmadığını düşünüyor. Hamzah Mohamad, 'Burada doğdum, burada büyüdüm. Bu resifler benim geçim kaynağım. Onları yok ederlerse ben ne yaparım?' diyor. Bölgedeki balıkçı dernekleri, hükümetten balıkçılara tazminat ve alternatif geçim kaynakları sağlamasını talep ediyor. Ayrıca, planın yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasını da göz önünde bulundurması gerektiğini belirtiyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kıyı şeridi ve deniz kaynakları açısından zengin bir ülke olarak, Singapur'daki bu gelişmeyi yakından izlemelidir. Türkiye'nin de özellikle kıyı kesimlerinde büyük altyapı ve kentsel dönüşüm projeleri bulunuyor. Bu projelerin deniz ekosistemlerine olan etkileri, gelecekte benzer çevresel sorunlara yol açabilir. Singapur örneği, kalkınma ile çevre koruma arasındaki hassas dengenin önemini gösteriyor. Türk hükümeti ve özel sektör, sürdürülebilir kalkınma ilkelerini benimseyerek, deniz biyolojik çeşitliliğini koruma konusunda Singapur'un yaşadığı sıkıntılardan ders çıkarabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri de deniz ekosistemi üzerinde baskı oluşturuyor; bu nedenle uluslararası çevre standartlarına uyum hayati önem taşıyor.