Singapur'un tarihi Changi bölgesinde bulunan eski bir askeri lojman, şehir devletinin atıl devlet mülklerini yeniden değerlendirme çabalarının en yeni örneği olarak öne çıkıyor. Geçen yıl ülkede 20'den fazla devlet taşınmazının yeniden işlevlendirilmesi için ihale açılması, yıkım yerine dönüşümün giderek daha cazip hale geldiğini gösteriyor. Bu eğilim, hem ekonomik hem de çevresel açıdan sürdürülebilir bir kentsel gelişme modeli sunuyor.
Arka plan: Changi'den kent geneline yayılan dönüşüm dalgası
Singapur hükümeti, 2023 yılı boyunca eski okul binaları, kamu lojmanları ve tarihi yapıları kapsayan 21 ayrı ihale ile devlet portföyündeki mülkleri özel sektöre açtı. Bunlar arasında en dikkat çekeni, eski bir subay lojmanı olan ve Changi bölgesinde yer alan iki katlı bir yapı. Yapı, 1960'lı yıllarda inşa edilmiş ve uzun süre boş kaldıktan sonra restoran ve ortak çalışma alanına dönüştürülmek üzere ihale edildi. Singapur Devlet Mülk Yönetimi, bu tür dönüşümlerin yıkıma göre yüzde 30 daha düşük karbon ayak izi bıraktığını belirtiyor.
Yetkililere göre, geçmişte yıkılıp yeniden inşa edilen yapıların yerini artık 'uyarlanabilir yeniden kullanım' projeleri alıyor. Bu yaklaşım, Singapur'un 2030 Yeşil Planı hedefleriyle de uyumlu. Plan, inşaat atıklarını azaltmayı ve mevcut bina stokunun verimli kullanılmasını öngörüyor. Ekonomik açıdan da, ihale süreçleri küçük ve orta ölçekli işletmelere düşük maliyetli ticari alan sunma fırsatı yaratıyor. Örneğin, Changi'deki lojman için başlangıç kirası metrekare başına 5 Singapur doları olarak belirlenmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut: Sürdürülebilir kentleşme modeli
Singapur'un bu girişimi, Asya Pasifik bölgesinde giderek yaygınlaşan bir kentsel dönüşüm trendinin parçası. Hong Kong, Tokyo ve Seul gibi yoğun nüfuslu şehirler de benzer şekilde eski devlet binalarını kültür merkezleri, butik oteller ve yaratıcı endüstri alanlarına dönüştürüyor. Dünya Bankası verilerine göre, gelişmiş ekonomilerde binaların karbon emisyonlarının yüzde 40'ından sorumlu olduğu düşünüldüğünde, yeniden kullanım projeleri küresel iklim hedeflerine ulaşmada kritik rol oynuyor.
Ancak uzmanlar, bu modelin her ülke için uygulanabilir olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yasal altyapı eksikliği ve finansman sorunları, dönüşüm projelerini zorlaştırabiliyor. Singapur ise güçlü kurumsal yapısı ve merkezi planlama kapasitesiyle bu alanda öncü konumda. Şehir devleti, 2025 itibarıyla devlet mülklerinin yüzde 20'sinin yeniden işlevlendirilmesini hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde terk edilmiş kamu binalarının dönüşümü gündemde olmakla birlikte, Singapur'daki sistematik yaklaşım henüz uygulanabilmiş değil. Türkiye'deki kentsel dönüşüm projeleri daha çok yıkım ve yeniden inşaya odaklıyken, mevcut yapıların yeniden kullanımı yerel yönetimlerin inisiyatifine kalıyor. Singapur modeli, Türkiye'nin özellikle deprem sonrası dönüşüm sürecinde hem maliyetleri düşürmek hem de çevresel sürdürülebilirliği artırmak için ilham verici olabilir. Ancak Türkiye'nin yasal ve kurumsal altyapısının bu tür bir dönüşüm için güçlendirilmesi gerekiyor.