Şili, Filistin Devleti'ni tanımasından tam 16 yıl sonra, iki halk arasındaki tarihi bağları onurlandıran yeni bir yasayla her yıl 7 Ocak'ı "Şili-Filistin Dostluk ve Dayanışma Günü" olarak resmi takvimine ekledi. Resmi Gazete'de yayımlanan yasa, Şili ile Filistin arasındaki ilişkilerin sembolik bir ifadesi olarak öne çıkıyor. Yasa, 2027 yılından itibaren her 7 Ocak'ta kutlanacak.
Yasanın Arka Planı ve Filistin Diasporası
Şili'deki Filistin diasporası, ülkenin en köklü ve en kalabalık Arap topluluklarından birini oluşturuyor. 19. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı topraklarından Güney Amerika'ya göç eden Filistinliler, özellikle Şili'nin başkenti Santiago ve çevresinde yoğunlaştı. Bugün 300 bin ila 500 bin arasında Filistin kökenli Şilili olduğu tahmin ediliyor. Bu topluluk, ülkenin ekonomi ve siyasetinde önemli bir yer tutuyor. Şili'nin Filistin Devleti'ni 2011 yılında tanıması, Latin Amerika'da bu yönde atılan ilk adımlardan biriydi. O dönemde birçok Latin Amerika ülkesi de benzer kararlar aldı. Yeni yasa, bu tanımanın 16. yılında atılmış somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Yasa teklifi, Şili Kongresi'nde kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa metninde, iki halk arasındaki dostluk ve dayanışmanın altı çizilirken, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına vurgu yapılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Şili'nin bu adımı, Latin Amerika'da Filistin'e verilen desteğin kurumsallaşması açısından dikkat çekici. Son yıllarda Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Ekvador gibi ülkeler de Filistin Devleti'ni tanımıştı. Ancak Şili'nin dostluk günü ilan etmesi, ilişkileri sembolik bir düzeyden daha kalıcı bir zemine taşıyor. Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözümü savunan ülkelerin sayısının arttığı bir dönemde geldi. Avrupa'da da İspanya, İrlanda ve Norveç gibi ülkeler Filistin'i tanımıştı. Şili'nin atılımı, Latin Amerika'nın Filistin meselesindeki duyarlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Öte yandan, Şili'nin bu kararı, ABD'nin bölgedeki etkisine rağmen bağımsız bir dış politika izleme iradesinin göstergesi olarak da okunabilir. Yasa, Filistin yanlısı gruplar tarafından memnuniyetle karşılanırken, İsrail yanlısı çevreler ise kararın dengeli olmadığını savunuyor. Ancak şu ana kadar resmi bir İsrail tepkisi kamuoyuna yansımadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Şili'nin Filistin ile dayanışma günü ilan etmesi, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin uluslararası alanda yankı bulduğunu gösteriyor. Türkiye, uzun yıllardır Filistin'in bağımsızlığını savunan ve iki devletli çözümü destekleyen bir ülke olarak, Latin Amerika'da da benzer adımların atılmasını olumlu karşılayabilir. Bu tür gelişmeler, Filistin meselesinin sadece Ortadoğu ile sınırlı olmadığını, küresel bir dayanışma ağına dönüştüğünü ortaya koyuyor. Türkiye'nin dış politikasında Filistin, her zaman öncelikli bir konu oldu. Şili gibi uzak coğrafyalardan gelen destek, Türkiye'nin uluslararası platformlarda yürüttüğü diplomasiye katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye ile Şili arasındaki ilişkiler de bu bağlamda güçlenebilir. Ancak somut bir ekonomik veya güvenlik etkisi şimdilik sınırlı.