Papua Yeni Gine'de (PNG) geçtiğimiz yıl Mart ayında etkili olan Siklon Maila'nın ardından uluslararası toplumdan milyonlarca dolar yardım akarken, ülkenin bazı bölgelerinde yaşayanlar hâlâ temel insani yardıma erişemedi. Çin ve Avustralya'dan gelen nakit bağışları manşetlere taşınsa da, PNG hükümetinin yardımları yalnızca 'ağır etkilenen' bölgelere yönlendirdiği, orta ve hafif hasarlı bölgelerde ise mağdurların kendi imkanlarına terk edildiği ortaya çıktı.
Yardım Dağılımındaki Dengesizlikler
Resmi verilere göre, Siklon Maila nedeniyle 200 binden fazla kişi evsiz kalmış, 12 kişi hayatını kaybetmişti. Ancak yardım kuruluşları, afet bölgesindeki 24 ilden yalnızca 8'inin hükümet tarafından 'kritik' olarak sınıflandırıldığını ve bu illerin dışında kalan bölgelerde gıda sıkıntısı ve temiz su problemi yaşandığını bildirdi. Yerel kaynaklar, bazı köylerde insanların aylarca yardım beklemesine rağmen eli boş döndüğünü aktarıyor. PNG Başbakanı James Marape, yardımların dağıtımının hızlı bir şekilde yapıldığını savunsa da, muhalif milletvekilleri yardım sürecini 'karmaşık ve yetersiz' olarak nitelendiriyor.
Özellikle uzak dağlık bölgelerde yaşayan topluluklar, altyapı yetersizliği nedeniyle yardım malzemelerine ulaşamazken, Çin ve Avustralya'dan gelen nakit bağışlarının ise büyük ölçüde lojistik maliyetlere ve hükümet bütçesine aktarıldığı belirtiliyor. Öte yandan, ABD ve Japonya gibi ülkeler de benzer şekilde yardım yapmayı taahhüt etti, ancak sahadaki dağıtımda etkin rol oynayamadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu durum, Pasifik Adaları'nın iklim değişikliğine karşı kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Sıklaşan tropikal fırtınalar, bölge ülkelerinin afet yönetim kapasitelerini zorlarken, uluslararası yardımların adil ve hızlı dağıtımı ciddi bir sorun haline geliyor. Uzmanlar, özellikle Çin'in Pasifik'teki nüfuzunu artırmak için afet yardımlarını bir araç olarak kullandığına dikkat çekiyor. Örneğin, Çin'in 2023'te Vanuatu'ya yaptığı yardımların ardından adada askeri üs inşa etme girişimleri hatırlanıyor. PNG'de de benzer bir yardım diplomasisi yaşanırken, Avustralya da bölgedeki etkisini korumak için Çin'le rekabet ediyor.
Öte yandan, PNG hükümetinin yardım dağıtımındaki eşitsizlik, ülkede mevcut olan siyasi ve etnik kutuplaşmayı daha da derinleştirebilir. Afet sonrası toparlanma sürecinde yaşanan bu tür aksaklıklar, halkın hükümete olan güvenini ciddi şekilde sarsıyor. Birleşmiş Milletler'in bölgedeki programları ise yetersiz kaynak nedeniyle sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
PNG'deki yardım krizi, Türkiye'nin de benzer doğal afetlerle mücadele ettiği bir dönemde, yardım dağıtımının etkin yönetiminin önemini hatırlatıyor. Türkiye, Kızılay ve AFAD gibi kurumlarıyla uluslararası insani yardımda önemli bir aktör olmasına rağmen, Pasifik bölgesinde doğrudan bir varlığı bulunmuyor. Ancak bu durum, Türkiye'nin iklim değişikliğinin küresel etkilerine karşı daha fazla iş birliği yapma ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca, Çin ve Avustralya arasındaki yardım rekabeti, Pasifik'te artan jeopolitik gerilimin bir yansıması olarak Türkiye'nin bölgeye yönelik dış politika stratejilerini etkileyebilir.