Pennsylvania Valisi Josh Shapiro (Demokrat), Cuma günü ABD Yüksek Mahkemesi'ni, Başkan Donald Trump'ın görevi sırasında muazzam kârlar elde etmesine izin vermekle suçladı ve Mahkeme'nin 2024 yılında verdiği başkanlık dokunulmazlığı kararını 'en kötü kararlarından biri' olarak nitelendirdi. Shapiro, MeidasTouch'a verdiği röportajda, Trump'ın en son mali bildirimine atıfta bulunarak, başkanın kişisel servetini artırmak için başkanlık gücünü sistematik bir şekilde kullandığını öne sürdü. Vali, Yüksek Mahkeme'nin 2024 yılında, başkanlara görevleriyle ilgili eylemler için geniş bir dokunulmazlık tanıyan kararının, Trump'ın bu davranışını fiilen teşvik ettiğini belirtti. Shapiro, 'Bu karar, yolsuzluğun meşrulaştırılması anlamına geliyor. Mahkeme, Trump'a neredeyse sınırsız bir hareket alanı tanıdı ve o da bunu kendi cebini doldurmak için kullandı' dedi.
Trump'ın Mali Bildirimi ve Çıkar Çatışması İddiaları
Shapiro'nun eleştirileri, Trump'ın görevdeyken yayınladığı ve başkanlık dönemindeki mali durumunu detaylandıran en son mali bildirim raporuna dayanıyor. Raporda, Trump'ın iş imparatorluğunun, başkanlık görevini yürüttüğü dönemde yabancı hükümetler ve lobicilerden önemli miktarda ödeme aldığı iddia ediliyor. Shapiro, bu durumun açık bir çıkar çatışması olduğunu ve Anayasa'nın Yabancı Ücret Maddesi'ni (Emoluments Clause) ihlal ettiğini savunuyor. 'Başkan, yabancı güçlerden hediye veya ödeme kabul edemez. Ancak Trump, otellerinde kalan Suudi Arabistanlı yetkililerden Çin'den gelen kiralık mülklere kadar her şeyden para kazandı ve Yüksek Mahkeme buna göz yumdu' ifadelerini kullandı. Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinden biri olan Shapiro, ayrıca Trump'ın başkanlık dokunulmazlığı kararının ardından, Adalet Bakanlığı'nın etik ihlalleri soruşturma kabiliyetinin ciddi şekilde zayıfladığını iddia etti.
Siyasi ve Hukuki Yansımalar
Shapiro'nun açıklamaları, ABD'de başkanlık yetkilerinin sınırları ve etik standartlar konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yüksek Mahkeme'nin muhafazakâr çoğunluğu tarafından alınan 2024 kararı, başkanlara resmî görevleri kapsamında işledikleri iddia edilen suçlar için kapsamlı bir dokunulmazlık tanımıştı. Eleştirmenler, bu kararın başkanlık makamını denetimsiz bir güç haline getirdiğini savunurken, destekçileri ise başkanların karar alma süreçlerinde sürekli dava tehdidiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini söylüyor. Trump'ın kendisi ise Shapiro'yu 'başarısız bir vali' olarak nitelendirirken, mali bildiriminin yasalara tam uygun olduğunu iddia etti. Beyaz Saray sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Başkan Trump, işlerini başkanlık görevinden tamamen ayrı yürütmektedir ve tüm etik yükümlülüklere uymaktadır' dedi. Ancak Shapiro, bu iddiaları reddederek, Kongre'yi Yüksek Mahkeme kararını bozacak yeni bir yasa çıkarmaya çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu tartışma, ABD'deki yürütme gücünün denetimi ve etik kuralların uygulanabilirliği açısından küresel bir örnek teşkil ediyor. Türkiye gibi güçlü başkanlık sistemlerinin olduğu ülkelerde, başkanlık dokunulmazlığı ve çıkar çatışması konuları sıkça gündeme gelmektedir. Shapiro'nun eleştirileri, uluslararası kamuoyunda başkanlık gücünün sınırlandırılması gerektiği yönündeki tartışmaları besliyor. Türk dış politikası açısından, ABD'deki bu tür iç siyasi gelişmeler, iki ülke arasındaki güven ilişkisini dolaylı da olsa etkileyebilir; zira ABD'nin yürütme organının etik standartları, uluslararası anlaşmaların ve ittifakların güvenilirliği açısından önem taşıyor.