Senegal'in büyük altyapı projeleriyle Batı Afrika'nın en dinamik ekonomilerinden biri olma hedefi, ortaya çıkan gizli borç yükü nedeniyle sarsıntı geçiriyor. BBC 'Next Africa' programının ortaya koyduğu verilere göre, ülkenin borç stoku resmi rakamların çok üzerinde seyrediyor ve bu durum kalkınma projelerinin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Senegalli yetkililer, özellikle Çin ve Suudi Arabistan'dan alınan kredilerle finanse edilen yeni havalimanı, otoyol ve enerji santralleri gibi prestij projelerinin ülkeyi orta gelirli ülkeler ligine taşıyacağını umuyordu. Ancak borçların geri ödenmesi için gerekli kaynakların yetersizliği, ekonomistleri endişelendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Senegal, 2014'ten bu yana 'Senegal Kalkınma Planı (PSE)' çerçevesinde ulaşım, enerji ve tarım alanlarında iddialı yatırımlar yaptı. Dakar'daki yeni uluslararası havalimanı, otoyol ağları ve güneş enerjisi çiftlikleri gibi projeler, ülkeyi bölgesel bir lojistik merkez haline getirmek için tasarlandı. Ancak Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre, Senegal'in kamu borcu 2022'de GSYİH'nın yüzde 73'üne fırladı. Daha da kritik olan, bu borcun önemli bir kısmının 'gizli' olması: yani kamuoyuna tam olarak açıklanmayan, garantili borçlar ve devlet işletmelerinin üstlendiği yükümlülükler. Örneğin, Dakar'ın banliyösündeki Diamniadio'da inşa edilen yeni iş merkezi ve otoyol projeleri için Çin Exim Bank'ından alınan 2 milyar doları aşan kredinin geri ödeme koşulları şeffaf değil.
Senegal hükümeti, altyapı yatırımlarının uzun vadede büyümeyi tetikleyeceğini ve borçların kendi kendini amorti edeceğini savunuyor. Ancak ekonomistler, COVID-19 salgını ve Ukrayna savaşının ardından artan emtia fiyatlarının Senegal'in beklenen büyüme oranlarını düşürdüğünü belirtiyor. Tarım ve balıkçılık gibi geleneksel sektörlerdeki verimsizlik, borç yükünü daha da ağırlaştırıyor. Ayrıca, enerji sektöründeki yatırımlara rağmen elektrik kesintileri devam ediyor; bu da iş dünyasının güvenini zedeliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Senegal'in durumu, Batı Afrika'da bir trendin parçası. Fildişi Sahili, Gana ve Nijerya gibi ülkeler de benzer şekilde altyapıyı borçla finanse ediyor. Ancak Senegal'in borç stoku, bölgedeki ortalamanın üzerinde. Çin, Afrika'da altyapı yatırımlarının en büyük finansörü konumunda. Senegal'deki gizli borçlar, Çin'in 'borç tuzağı diplomasisi' tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Çinli şirketlerin inşa ettiği köprü, yol ve stadyumlar, bazı analistlere göre ülkeyi bağımlı hale getiriyor. Öte yandan, Senegal, IMF'nin 'Yoksulluğu Azaltma ve Büyüme Fonu'ndan yararlanıyor, ancak bu fonların koşulları ülkenin mali manevra alanını kısıtlıyor.
Bölgesel düzeyde, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), üye ülkelerin borç sürdürülebilirliğini izlemek için yeni mekanizmalar geliştirmeye çalışıyor. Senegal'in gizli borçları, bu kurumun şeffaflık çabalarını da zayıflatıyor. Küresel olarak, yükselen faiz oranları ve doların güçlenmesi, Afrika ülkelerinin borçlanma maliyetlerini artırıyor. Senegal, 2023'te eurobond piyasasına dönmeyi planlıyor, ancak kredi notunun düşük olması nedeniyle yüksek faiz ödemek zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Batı Afrika'ya yönelik ekonomik ve diplomatik ilgisi giderek artıyor. Senegal, Türkiye'nin bölgedeki önemli ticaret ortaklarından biri; 2022'de ikili ticaret hacmi 400 milyon doları aştı. Türk inşaat şirketleri, Senegal'de yol ve konut projeleri yürütüyor. Ancak Senegal'in borç krizi, bu projelerin finansmanını ve ödemelerin zamanında yapılmasını riske atabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika'da 'kazan-kazan' modeliyle tanımladığı işbirliği, Senegal'in artan borç yükü ve şeffaflık sorunları nedeniyle sorgulanabilir. Türk dış politikası, istikrarlı ve büyüyen ülkelerle ortaklık kurmayı hedefliyor. Senegal'deki borç gizliliği, Türkiye'nin kredi ve yatırım kararlarında daha temkinli olmasını gerektirebilir. Bölgesel düzeyde, Türkiye'nin Nijer'deki askeri varlığı ve Sahel'deki terörle mücadele çabaları, ekonomik istikrarı önemsiyor. Senegal'in krizi, Batı Afrika'da yeni bir borç dalgasının habercisi olabilir ve bu da Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik çıkarlarını etkileyebilir.