ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerine sayılı günler kala, Senato yarışında kritik bir gelişme yaşandı. Siyasi analiz kuruluşları, Cumhuriyetçilerin elindeki iki sandalyenin 'başa baş' (toss-up) statüsüne düştüğünü açıkladı. Halihazırda 53-47 üstünlüğü bulunan Cumhuriyetçilerin, Demokratların dört sandalyeyi çevirmesi halinde çoğunluğu kaybedeceği belirtiliyor. GOP'un ise yalnızca bir kritik zaferle kontrolü sürdürme şansı bulunuyor. Bu gelişme, Kongre'nin üst kanadında güç dengesini yeniden şekillendirebilecek bir döneme işaret ediyor.
Kritik Yarışlar: Ohio ve Montana Öne Çıkıyor
Başa baş ilan edilen iki sandalye, Ohio ve Montana eyaletlerinde bulunuyor. Ohio'da Cumhuriyetçi aday Bernie Moreno ile Demokrat Sherrod Brown arasındaki yarış son anketlerde %46-46 eşitlik gösteriyor. Montana'da ise görevdeki Cumhuriyetçi Senatör Jon Tester, Demokrat Tim Sheehy karşısında %45-44 gibi çok dar bir farkla önde görünüyor. Bu iki eyalette sonuçların partilerin ulusal kampanya harcamalarından bağımsız olarak şekilleneceği tahmin ediliyor. Ayrıca Florida, Wisconsin ve Arizona'da Cumhuriyetçi adayların avantajı koruduğu ancak oyların sayımı sürecinde sürprizlere açık olduğu değerlendiriliyor. Özellikle Florida'da Vali Ron DeSantis'in desteğiyle yarışan Cumhuriyetçi adayın, Latin kökenli seçmenler arasında güçlü bir karşılık bulduğu belirtiliyor.
Demokratların hedefindeki dört sandalyenin ikisi daha önce Cumhuriyetçi kontrolünde bulunan Pennsylvania ve Michigan. Ancak bu eyaletlerde Demokrat adayların anketlerde %3-5 arasında önde gitmesi, partinin umutlarını artırıyor. Öte yandan Cumhuriyetçilerin kayıpsız atlattığı Teksas, Tennessee ve Indiana gibi eyaletlerde ise farkın açık olması bekleniyor. Son olarak, Nevada ve New Hampshire'da da beklenmedik bir rekabet yaşanması halinde dengelerin değişebileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Senato çoğunluğunun hangi partide olacağı, yalnızca Amerikan iç siyasetini değil, küresel dengeleri de doğrudan etkileyecek. Cumhuriyetçilerin kontrolü elinde tutması halinde Başkan Biden'ın yargı atamaları, dış politika öncelikleri ve vergi reformları gibi kritik konularda ciddi zorluklarla karşılaşması bekleniyor. Özellikle Ukrayna'ya askeri yardım, İran'a yaptırımlar ve Çin'e karşı ticaret politikaları gibi dosyalarda Senato'nun tutumu belirleyici olacak. Demokratların Senato'yu kazanması durumunda ise Biden'ın ikinci dönem vizyonu daha rahat hayata geçirilebilecek. Öte yandan, 2024 seçimlerinin ardından Kongre'deki kutuplaşmanın artarak devam etmesi bekleniyor. Zira iki parti arasındaki ideolojik uçurum, geçtiğimiz yıl bütçe krizi ve borç tavanı tartışmalarında olduğu gibi yeni krizlere yol açabilir. Avrupa Birliği ve NATO yetkilileri, özellikle savunma harcamaları ve transatlantik iş birliği konularında ABD Senatosu'ndaki değişimleri yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'ndaki güç dengesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde belirleyici bir faktör olmayı sürdürüyor. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta kalması halinde, Türkiye'ye yönelik YPG desteği, S-400 krizi ve CAATSA yaptırımları gibi konularda daha sert bir tutum beklenebilir. Demokratların Senato'da etkin olması ise diplomatik kanalların daha açık olmasını sağlayabilir. Ancak her iki durumda da Kongre'de Türkiye karşıtı grupların varlığı, F-35 programına dönüş ve Doğu Akdeniz politikaları gibi başlıklarda belirsizliği artıracaktır. Bu nedenle Ankara'nın, hangi parti kazanırsa kazansın, Kongre'yle yapıcı diyalog kanallarını canlı tutması hayati önem taşıyor.