İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırıları, yaklaşan seçimler öncesinde yoğunlaştı. Son 24 saatte düzenlenen saldırılarda çoğu çocuk ve yerinden edilmiş ailelerden oluşan en az 45 kişi hayatını kaybetti. Gazze'deki yetkililer, ölü sayısının artabileceği uyarısında bulunurken, enkaz altında kalanların kurtarılması için çalışmalar sürüyor. Saldırılar, İsrail'de genel seçimlere bir hafta kala gerçekleşirken, uluslararası toplumdan ateşkes çağrıları yükseliyor.
Saldırıların arka planı ve hedefleri
İsrail Ordu Sözcüsü, saldırıların Hamas'ın askeri kanadına ait altyapıyı hedef aldığını belirtti. Ancak Gazze'deki kaynaklar, vurulan noktalar arasında sivil yerleşimlerin de bulunduğunu aktarıyor. Özellikle kuzey Gazze'de bir ailenin evine isabet eden bombada 8 çocuk ve 3 kadın hayatını kaybetti. Saldırılarda ayrıca Birleşmiş Milletler'e ait bir okul da hasar gördü. BM yetkilileri, sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu vurgularken, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırdı.
Geçtiğimiz hafta içinde Gazze'den İsrail'e atılan roketlerin ardından tırmanan gerilim, İsrail yönetiminin seçim öncesi güvenlik söylemini güçlendirmesiyle daha da arttı. Başbakanlık makamından yapılan açıklamada, "Hamas'ın terör altyapısına karşı operasyonlarımız kararlılıkla sürecek" denildi. Ancak insan hakları örgütleri, orantısız güç kullanımını kınayarak, sivil kayıpların soruşturulmasını talep ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çatışmalar, sadece Gazze'yi değil, tüm bölgeyi tehdit ediyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuk girişimlerine rağmen ateşkes sağlanamadı. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini ancak sivil kayıpların azaltılması gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği ise her iki tarafı da itidal çağrısı yaparken, insani koridorların acilen açılmasını istedi. Bu arada, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de gerginlik artıyor; Filistinliler, İsrail güçleriyle çatışmalarda 3 kişinin daha öldüğünü bildiriyor.
İran, İsrail'in saldırılarını "soykırım" olarak nitelerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden temkinli açıklamalar geldi. Bölgedeki analistler, seçimlerin ardından İsrail'in tutumunun yumuşayabileceğini ancak şimdilik tansiyonun yüksek kalacağını öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de yaşanan insani kriz, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği bir kez daha gündeme getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önceki sert tepkileri ve insani yardım girişimleri, bu tür çatışmalarda Türkiye'nin bölgesel bir aktör olarak rolünü pekiştiriyor. Seçim öncesi İsrail'in saldırılarını artırması, Türkiye'nin diplomatik angajmanını da etkileyebilir. Öte yandan, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve normalleşme süreçleri bu gerilimden olumsuz etkilenme riski taşıyor. Türkiye'nin hem Filistinlilere destek hem de bölgesel istikrar arayışı arasında hassas bir denge kurması gerekiyor.