ABD Ticaret Bakanı adayı Sean Duffy, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada, Down sendromlu bir kızı olan dokuz çocuk babası olmasına rağmen, kendi çocuklarından ikisini aşağılayan ifadeler kullandı. Konuşmasında, zihinsel engelli bireyler için kullanılan aşağılayıcı bir terimi kelime oyunu yaparak kullanan Duffy, sosyal medya fenomenlerini de hedef aldı. Olay, ABD'de engelli hakları ve siyasetçilerin söylemleri konusunda tartışmalara yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Sean Duffy, Wisconsin'den eski bir kongre üyesi ve eski Başkan Donald Trump'ın kabinesinde yer alması beklenen isimlerden biri. 12 Aralık 2024'te yaptığı bir konuşmada, “Bazı çocuklarımı gerizekalı olarak tanımlardım, ama şimdi onlar influencer oldu” gibi bir ifade kullandı. Bu ifade, özellikle “gerizekalı” (İngilizce'de “retard” kelimesine gönderme) teriminin zihinsel engelli bireyler için aşağılayıcı bir şekilde kullanılması nedeniyle tepki çekti. Oysa Duffy'nin kendisinin de Down sendromlu bir kızı olduğu biliniyor. Bu durum, engelli hakları savunucuları tarafından “acı bir ironi” olarak nitelendirildi.
Duffy'nin konuşması, özellikle muhafazakâr çevrelerde sosyal medya fenomenlerine yönelik eleştirilerin bir parçası olarak görülüyor. Ancak kullanılan dil, engelli bireylerin toplumda maruz kaldığı damgalamayı pekiştirdiği gerekçesiyle kınandı. Engelli hakları örgütleri, kamuya mal olmuş kişilerin bu tür ifadelerden kaçınması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tartışma, sadece ABD'de değil, engelli hakları konusunda hassasiyetin arttığı birçok ülkede yankı buldu. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan ülkeler, zihinsel engelli bireyler için aşağılayıcı dil kullanımının önlenmesi konusunda taahhütlerde bulunmuş durumda. Duffy'nin konuşması, siyasetçilerin dilinin engelli bireyler üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle ABD'de, eski Başkan Donald Trump'ın da benzer ifadeler kullanmasıyla bilinen bir dönemde, bu tür söylemlerin siyasi kariyerlere etkisi tartışılıyor. Engelli hakları savunucuları, Duffy'nin bu ifadelerinin, engelli bireylere yönelik ayrımcılığı meşrulaştırdığını ve bu nedenle kamuoyu önünde özür dilemesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, doğrudan Türk dış politikası veya ekonomisiyle ilgili olmasa da, engelli hakları konusunda küresel farkındalığın arttığı bir dönemde yaşanması açısından önem taşıyor. Türkiye, BM Engelli Hakları Sözleşmesi'ne taraftır ve engelli bireylerin topluma entegrasyonu konusunda çeşitli yasal düzenlemeler yapmıştır. Ancak siyasetçilerin dilinde benzer aşağılayıcı ifadelerin kullanımı, Türkiye'de de zaman zaman eleştirilere konu olmaktadır. Bu gelişme, Türk siyasetçilerine engelli hakları konusunda daha hassas bir dil kullanmaları gerektiğini hatırlatabilir. Ayrıca, küresel medyada yer alan bu tür tartışmalar, engelli bireylerin hakları mücadelesinde uluslararası dayanışmanın önemini vurgulamaktadır.