Bu yılki zirve sezonu, küresel düzen ve Hindistan'ın bu düzendeki yeri konusunda birbiriyle çelişen vizyonları ortaya koydu. Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO), BRICS ve ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki olası zirve, Hindistan'ın çok kutuplu dünyada denge politikası izleme çabalarını sınıyor. Yeni Delhi, bir yandan Batı ile ilişkilerini derinleştirirken diğer yandan Çin ve Rusya'nın öncülük ettiği alternatif platformlarda aktif rol alarak stratejik özerkliğini korumaya çalışıyor.
Zirve Diplomasisinin Arka Planı
2025 yılı, uluslararası ilişkilerde yoğun bir zirve trafiğine sahne oldu. Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) zirvesi, Rusya ve Çin'in yanı sıra Orta Asya ülkeleri, Pakistan ve Hindistan'ı bir araya getirdi. Örgüt, güvenlik işbirliği ve ekonomik entegrasyonu hedeflese de, Hindistan ile Çin arasındaki sınır anlaşmazlıkları ve Pakistan'ın varlığı, SCO içindeki dinamikleri karmaşıklaştırıyor. Hindistan, SCO'yu bölgesel istikrar ve terörle mücadele için önemli bir platform olarak görüyor ancak Çin'in kuşatma stratejisine karşı denge unsuru olarak kullanıyor.
BRICS zirvesi ise küresel ekonomik yönetişimde reform çağrılarını yineledi. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın yanı sıra yeni üyelerin katılımıyla genişleyen BRICS, Batı'nın hakim olduğu uluslararası finans kurumlarına alternatif arayışını sürdürüyor. Hindistan, BRICS içinde Çin'in baskın konumundan rahatsız olsa da, gelişmekte olan ülkelerin sesini duyurmak ve çok kutupluluğu teşvik etmek için bu platformu kullanıyor. Yeni Delhi, BRICS'in ortak para birimi gibi radikal önerilere mesafeli durarak, kendi ekonomik çıkarlarını korumayı önceliyor.
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşmesi beklenen zirve ise, ticaret savaşları ve teknoloji rekabeti gölgesinde kritik bir dönemeç. Trump yönetiminin Çin'e yönelik sert söylemi ve tarifeler, Hindistan gibi ülkeleri de etkiliyor. Hindistan, ABD-Çin rekabetinde taraf olmaktan kaçınarak, her iki ülkeyle de ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. Ancak sınır güvenliği, ticaret açığı ve teknoloji transferi gibi konularda Çin ile yaşadığı sorunlar, Yeni Delhi'nin manevra alanını daraltıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın çok yönlü diplomasisi, Asya-Pasifik'ten Hint Okyanusu'na uzanan geniş bir coğrafyada etkili olma çabasını yansıtıyor. Quad (ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan) ile Çin karşıtı bir blok oluştururken, aynı zamanda BRICS ve SCO'da yer alarak stratejik özerkliğini koruyor. Bu denge politikası, Hindistan'ın Batı ile Rusya arasındaki gerilimde arabuluculuk yapma potansiyelini de artırıyor. Özellikle Ukrayna savaşında tarafsız kalarak Rusya'dan petrol alımını sürdürmesi, Batı'nın tepkisini çekse de, enerji güvenliğini önceliklendirmesinin bir sonucu.
Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne karşı geliştirilen alternatif projeler, Hindistan'ın bölgesel bağlantısallık vizyonunu şekillendiriyor. Ancak Çin ile yaşanan sınır çatışmaları ve Pakistan'ın desteklediği terör faaliyetleri, Yeni Delhi'nin güvenlik endişelerini artırıyor. SCO içinde terörle mücadele konusunda işbirliği çağrıları yapılsa da, Pakistan'ın çifte oyunu bu işbirliğini zayıflatıyor.
BRICS'in genişlemesi, küresel Güney'in temsiliyetini artırsa da, Hindistan için yeni zorluklar doğuruyor. Yeni üyeler arasında Çin'e yakın ülkelerin varlığı, Hindistan'ın örgüt içindeki etkisini azaltabilir. Ayrıca, BRICS'in ortak para birimi gibi fikirler, Hindistan'ın ekonomik politikalarıyla uyumlu değil. Yeni Delhi, BRICS'i daha çok bir diyalog platformu olarak görüyor ve somut entegrasyon adımlarında temkinli davranıyor.
Trump-Xi zirvesi ise, küresel ticaretin geleceği açısından belirleyici olacak. ABD-Çin arasındaki gerilim, Hindistan gibi ülkelerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi için fırsatlar sunuyor. Ancak aynı zamanda, korumacılık dalgası ve teknoloji kısıtlamaları, Hindistan'ın dijital ekonomisini ve ihracatını olumsuz etkileyebilir. Hindistan, ABD ile savunma ve teknoloji işbirliğini derinleştirirken, Çin ile ticari ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın çok kutuplu dünyada izlediği denge politikası, Türkiye'nin stratejik özerklik arayışıyla paralellikler taşıyor. Türkiye de NATO üyesi olarak Batı ile ilişkilerini sürdürürken, Rusya ve Çin ile işbirliğini geliştiriyor. BRICS ve SCO gibi platformlara artan ilgi, Türkiye'nin alternatif ittifak arayışlarının bir yansıması. Ancak Hindistan'ın aksine Türkiye, BRICS'e tam üye olmak için henüz resmi adım atmadı. Yeni Delhi'nin SCO ve BRICS içindeki denge siyaseti, Ankara için de ders niteliğinde. Özellikle ABD-Çin rekabetinde tarafsız kalma çabası, Türkiye'nin benzer bir pozisyon almasına örnek teşkil edebilir. Ayrıca Hindistan'ın savunma sanayisindeki yerelleşme hamleleri, Türkiye'nin savunma bağımsızlığı hedefleriyle örtüşüyor. Küresel zirveler, Türkiye'nin çok kutuplu diplomasi anlayışını güçlendirmesi için fırsatlar sunuyor.