ABD Senatosu İstihbarat Komitesi'nin Demokrat üyesi Adam Schiff, Başkan Donald Trump'ın İran'la yürütülen savaşın sonlandırılmasına yönelik müzakereler hakkında yaptığı açıklamaları sert bir dille eleştirdi. Perşembe akşamı konuşan Schiff, Trump'ın İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda varılan anlaşma iddialarının “inandırıcılıktan yoksun” olduğunu vurguladı. Trump, gün içinde Tahran'a yönelik yeni hava saldırıları tehdidinde bulunmuş, ardından bu tehdidini geri çekerek İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in anlaşmaya vardığını iddia etmişti. Schiff, “Başkan, gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltıyor. Bu durum hem ulusal güvenliğimiz hem de uluslararası istikrar açısından son derece tehlikeli” dedi.
Trump'ın çelişkili açıklamaları
Trump yönetimi, İran'la doğrudan müzakerelere başlandığını ve Tahran'ın nükleer programını durdurmayı kabul ettiğini öne sürmüştü. Ancak bu iddialar, İran tarafından yalanlanırken, müzakerelere aracılık eden Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden de resmi bir teyit gelmedi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda Trump'ın Hamaney ile doğrudan bir görüşme yaptığı ve anlaşmanın sağlandığı belirtilse de, İran Dışişleri Bakanlığı bu haberleri “asılsız” olarak nitelendirdi. Uzmanlar, Trump'ın bu açıklamalarının iç siyasetteki desteğini artırma ve 2024 seçimleri öncesinde bir diplomatik zafer havası yaratma çabası olduğunu düşünüyor. Öte yandan, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ülkesinin nükleer haklarından taviz vermeyeceğini ve müzakerelerin sadece ABD'nin yaptırımlarını kaldırması durumunda anlamlı olacağını yineledi.
Bölgesel ve küresel yansımaları
Trump'ın çelişkili açıklamaları, Ortadoğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. İsrail, Suudi Arabistan ve BAE, İran'ın nükleer programına ilişkin kalıcı bir anlaşma sağlanmaması halinde bölgesel güvenliğin tehdit altında olacağı uyarısında bulundu. ABD'nin eski İran Özel Temsilcisi Robert Malley, Trump'ın bu söylemlerinin Tahran'ı daha sert bir tutuma itebileceğini belirtti. Ayrıca, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidale çağırarak diyaloğun önemine vurgu yaptı. İran petrol ihracatına yönelik yaptırımların sürmesi ve ABD'nin Körfez'deki askeri varlığını artırması, bölgede her an yeni bir çatışma çıkabileceği endişesini canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir bölgede istikrarsızlık riskini artırıyor. Türkiye, İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında işbirliği yaparken, ABD ile de NATO müttefiki olarak stratejik ilişkilerini sürdürüyor. Trump'ın çelişkili açıklamaları, bölgesel dengeleri bozarak Türkiye'nin terörle mücadele ve göç yönetimi politikalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların devam etmesi, Türkiye'nin enerji arz güvenliği için kritik olan İran doğalgaz ithalatını riske atabilir. Türkiye, bu süreçte hem Washington hem de Tahran'la diyaloğu sürdürerek arabulucu rolü üstlenmeye çalışacaktır.