İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın savunma harcamalarını artırmak amacıyla altyapı yatırımlarından 8 milyar sterlin kesme kararı, ülkede yaklaşık 10 bin kişinin işini kaybetmesine yol açacak. Bağımsız bir analiz şirketi tarafından yapılan hesaplamalara göre, bu hamle özellikle inşaat ve ulaştırma sektörlerinde ciddi istihdam kayıplarına neden olacak. Söz konusu rakamlar, hükümetin savunma bütçesine aktarılacak kaynakların istihdam yaratacağı yönündeki iddialarını da boşa çıkarıyor. Uzmanlar, kesintilerin en çok Kuzey İngiltere ve Galler'deki altyapı projelerini vuracağını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Starmer hükümeti, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, GSYİH'nın yüzde 2,5'ine denk gelen savunma harcamalarını finanse etmek için Demiryolu Ağı (Network Rail) ve Yerel Yönetimler Altyapı Fonu gibi önemli projelerden kaynak aktaracağını duyurmuştu. Ancak Londra merkezli Ekonomi ve İş Araştırmaları Merkezi'nin (CEBR) yaptığı analiz, bu kararın kısa vadede 4 bin 500 doğrudan, 5 bin 500 dolaylı iş kaybına yol açacağını ortaya koydu.
Raporda, özellikle Leeds, Manchester ve Cardiff gibi şehirlerdeki demiryolu modernizasyonu ve köprü onarım projelerinin durdurulması halinde, taşeron firmaların iflas edebileceği ve tedarik zincirinde dalgalanma etkisi yaratacağı vurgulanıyor. Hükümet kaynakları ise kesintilerin geçici olduğunu ve savunma sanayisindeki yatırımların uzun vadede daha fazla istihdam yaratacağını savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, İngiltere'nin artan jeopolitik gerilimler karşısında NATO taahhütlerini yerine getirme çabasının bir parçası olarak görülüyor. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık, Batı ülkelerini savunma bütçelerini artırmaya itiyor. Ancak uzmanlar, altyapı yatırımlarından yapılan kesintilerin ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği ve uzun vadede vergi gelirlerini azaltarak savunma harcamalarını sürdürülemez hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, İngiltere'deki bu gelişme, benzer tercihlerle karşı karşıya olan diğer Avrupa ülkeleri için de bir emsal teşkil ediyor. Almanya ve Fransa da savunma harcamalarını artırırken, altyapı yatırımlarını kısma yönünde baskı hissediyor. Ancak İngiltere'nin Brexit sonrası ekonomik zorlukları, bu tercihin maliyetini daha da belirgin hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma için altyapıdan kaynak aktarması, benzer bir ikilemle karşı karşıya olan Türkiye için de önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de son yıllarda savunma sanayisine büyük yatırımlar yaparken, deprem bölgesindeki altyapı ihtiyaçları ve ekonomik darboğaz nedeniyle kaynak tahsisi konusunda zorlanıyor. İngiltere'deki iş kaybı rakamları, savunma harcamalarının kısa vadeli ekonomik etkilerinin hafife alınmaması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin de savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 2'sinin üzerinde tutma taahhüdü bulunuyor. Ancak bu taahhüdün, altyapı ve sosyal harcamalar pahasına yerine getirilmesi, uzun vadede ekonomik dengeleri bozabilir. Bu nedenle Türkiye, İngiltere örneğinden ders çıkararak savunma ve altyapı yatırımlarını dengeli bir şekilde planlamalıdır.