Hükümetler, artan savunma harcamalarını finanse etmek için altyapı bütçelerine yöneliyor. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın uzun vadede ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği ve siyasi maliyetleri artırabileceği uyarısında bulunuyor. Altyapı projelerinin iptali veya ertelenmesi, istihdam kaybına ve yerel ekonomilerde daralmaya yol açarken, savunma yatırımlarının büyümeye katkısı sınırlı kalıyor.
Gelişmenin arka planı
Pek çok ülke, jeopolitik gerilimlerin artmasıyla birlikte savunma bütçelerini artırma yoluna gidiyor. Ancak bu artışların finansmanı için altyapı, eğitim ve sağlık gibi diğer kamu harcamalarından kesinti yapılması, hükümetler için zor bir tercih. Özellikle gelişmiş ekonomilerde, altyapı yatırımlarının büyümeye katkısı net bir şekilde kanıtlanmış durumda. Yollar, köprüler, demiryolları ve dijital altyapı gibi projeler, hem kısa vadede istihdam yaratıyor hem de uzun vadede verimliliği artırıyor.
Savunma harcamalarının ekonomik etkisi ise daha karmaşık. Askeri harcamalar, özellikle yerli savunma sanayii güçlü olan ülkelerde istihdam yaratabilir. Ancak genel olarak, askeri yatırımların çarpan etkisi altyapı yatırımlarına kıyasla daha düşük. Çünkü savunma harcamaları genellikle ithalata bağımlıdır ve teknoloji transferi sınırlıdır.
Bazı hükümetler, altyapı projelerini iptal etmek veya ertelemek yerine, vergi artışları veya borçlanma yoluyla savunma harcamalarını finanse etmeyi tercih ediyor. Ancak bu seçenekler de siyasi olarak popüler değil. Vergi artışları seçmenler arasında hoşnutsuzluğa yol açarken, yüksek borçlanma faiz oranlarını yükseltebilir ve ekonomik istikrarı tehdit edebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu eğilim, özellikle Avrupa'da belirgin hale geliyor. NATO üyesi ülkeler, GSYİH'lerinin yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefini karşılamak için bütçe ayarlamaları yapıyor. Öte yandan, Doğu Avrupa ülkeleri, Rusya tehdidi nedeniyle savunma harcamalarını daha da artırma eğiliminde. Bu durum, sivil altyapı yatırımlarının azalmasına ve bölgesel eşitsizliklerin derinleşmesine neden oluyor.
Küresel ölçekte, ABD ve Çin gibi büyük ekonomiler de benzer bir ikilemle karşı karşıya. ABD'nin altyapıyı modernize etme ihtiyacı, savunma harcamalarının baskısı altında kalıyor. Çin ise, askeri modernizasyonu sürdürürken altyapı yatırımlarını da yüksek tutuyor, ancak bu durum kamu borcunu artırıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, hükümetleri savunma ve altyapı harcamaları arasında dengeli bir yaklaşım benimsemeleri konusunda uyarıyor. Aksi takdirde, uzun vadeli büyüme potansiyeli zarar görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek savunma harcamaları ve geniş kapsamlı altyapı yatırımlarını aynı anda yürütmeye çalışan ülkeler arasında. Ancak mevcut ekonomik koşullar, bu iki alan arasında bir tercih yapılmasını zorunlu kılabilir. Savunma harcamalarının büyük kısmı yerli üretime dayandığı için ekonomik katkısı nispeten yüksek olsa da, altyapı projelerinin iptali veya gecikmesi, inşaat sektörü ve istihdam üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Türkiye'nin, bütçe disiplinini koruyarak her iki alana da yeterli kaynak ayırması, sürdürülebilir büyüme için kritik önem taşıyor.