ABD Başkanı Donald Trump, 2020 başkanlık seçimlerinin kendisinden çalındığı yönündeki asılsız iddialarını yineleyerek, Cumhuriyetçi Parti'nin SAVE Yasası (Seçim Güvenliği Yasası) çıkarılmadığı takdirde bir daha asla seçim kazanamayacağını öne sürüyor. Söz konusu yasa, oy kullanmak için fotoğraflı kimlik ve vatandaşlık kanıtı zorunluluğu getiriyor, ayrıca posta yoluyla oy kullanmayı neredeyse tamamen yasaklıyor. Trump ve destekçileri, bu düzenlemenin seçim güvenliğini artıracağını savunsa da, demokratlar ve sivil toplum örgütleri, yasanın azınlık ve düşük gelirli grupların oy kullanma hakkını kısıtlayacağını belirterek sert tepki gösteriyor. Peki, bu yasa gerçekten Cumhuriyetçilere seçim kazandıracak mı? Uzmanlar, aksine, SAVE Yasası'nın geri tepebileceğini ve Cumhuriyetçilerin oy kaybetmesine yol açabileceğini ifade ediyor.
SAVE Yasası Nedir ve Ne Getiriyor?
SAVE Yasası (Save Act) olarak bilinen düzenleme, aslında "American Confidence in Elections Act" (Amerikan Seçim Güvenliği Yasası) olarak adlandırılıyor. Ancak Trump yönetimi, yasayı "Save Act" (Kurtuluş Yasası) olarak pazarlıyor. Yasa, federal seçimlerde oy kullanabilmek için eyaletler tarafından verilen fotoğraflı kimlik belgesi ibrazını zorunlu kılıyor, ayrıca seçmen kaydı sırasında vatandaşlık kanıtı sunulmasını şart koşuyor. Posta yoluyla oy kullanma (mail-in voting) ise sadece askerler, denizaşırı vatandaşlar ve engelliler gibi çok sınırlı bir gruba tanınıyor. Mevcut uygulamada, birçok eyalet posta yoluyla oy kullanmaya izin verirken, bazı eyaletlerde hiçbir kısıtlama olmadan posta oylaması yapılabiliyor. SAVE Yasası, bu uygulamayı neredeyse tamamen ortadan kaldırarak, oy kullanma işlemini yalnızca fiziksel sandık başı oylamasına indirgiyor. Trump, 2020 seçimlerinde posta oylarının kendisine karşı kullanıldığını ve bu nedenle kaybettiğini iddia ediyor; ancak bu iddiaları destekleyen hiçbir kanıt bulunmuyor. Aksine, birçok eyalette yapılan denetimler ve sayımlar, posta oylarının usulsüzlük oranının yok denecek kadar az olduğunu ortaya koydu.
Kamuoyu ve Siyasi Tepkiler Ne Yönde?
SAVE Yasası, Kongre'de Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi'nden geçse de, Demokratların kontrolündeki Senato'da ciddi engellerle karşılaşıyor. Demokrat Parti lideri Chuck Schumer, yasanın "seçmen baskılama aracı" olduğunu söyleyerek Senato'da bloke edeceklerini duyurdu. Sivil toplum kuruluşları ACLU (Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği) ve Brennan Center for Justice, yasanın oy kullanma hakkını anayasa ihlali boyutunda kısıtladığı gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Öte yandan, Cumhuriyetçi tabanında yasaya destek yüksek; ancak bağımsız seçmenler ve ılımlı Cumhuriyetçiler arasında endişeler mevcut. Anketler, Amerikalıların %65'inin fotoğraflı kimlik zorunluluğunu desteklediğini, ancak %52'sinin posta oylamasının tamamen yasaklanmasına karşı çıktığını gösteriyor. Trump'ın bu konudaki ısrarı, 2022 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilere beklenen "kırmızı dalga"yı getirmemişti. Uzmanlar, bu kez de benzer bir etkinin olabileceğini, zira seçmenleri kısıtlayan yasaların, özellikle gençler ve azınlıklar arasında Cumhuriyetçilere karşı bir tepki oylamasına yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu iç siyasi gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, ABD'nin demokrasi ve seçim güvenliği konusundaki tartışmaları, küresel ölçekte yankı buluyor. Türkiye, kendi seçim sisteminde son yıllarda yüksek katılım oranları ve güvenilir seçim süreçleriyle dikkat çekerken, ABD'deki bu tür kısıtlayıcı yasalar, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede seçim güvenliği ve demokratik standartlar konusunda bir referans oluşturabilir. Ayrıca, ABD ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkilerde, ABD'nin iç siyasetindeki kutuplaşma ve kurumlara güven erozyonu, karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Bu durum, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü diplomatik ve askeri işbirliklerinde, özellikle savunma sanayii ve terörle mücadele alanlarında, kısa vadeli belirsizliklere yol açabilir. Ancak bu etki dolaylı ve sınırlıdır; temel dinamikler ABD'nin küresel çıkarları tarafından belirlenmektedir.