Gazze Şeridi'nde lise bitirme sınavlarında üstün başarı gösteren öğrenciler, İsrail'in saldırıları altında geçen bir yılın ardından mezuniyetlerini kutlamak yerine gözyaşı döküyor. 18 yaşındaki Lana el-Hac, ortalama 98 puanla mezun oldu ancak annesi ve iki kardeşini kaybetmenin acısıyla sevincini yaşayamıyor. Orta Doğu Gözlem Merkezi'nin haberine göre, Gazze'deki öğrenciler, eğitimlerini sürdürebilmek için büyük zorluklarla mücadele ederken, başarıları savaşın gölgesinde anlam kazanıyor.
Başarıların Gölgesinde Acı
Gazze'de normal şartlarda lise mezuniyeti, aileler için büyük bir gurur ve kutlama sebebiyken, bu yıl durum oldukça farklı. İsrail'in 7 Ekim'den bu yana sürdürdüğü saldırılar nedeniyle okulların büyük bölümü yıkıldı ya da hasar gördü. Öğrenciler, eğitimlerine çadırlarda, enkaz altında veya evlerinin yıkıntıları arasında devam etmeye çalışıyor. Sınavlara hazırlanmak için elektriğin ve internetin olmadığı koşullarda, kitaplarını ve notlarını paylaşarak zorlu bir süreçten geçtiler.
Lana el-Hac, sınav sonuçlarını öğrendiğinde hissettiklerini şöyle anlatıyor: "Çok çalıştım ve hayalimdeki puanı aldım, ama kutlayamıyorum. Annemi ve kardeşlerimi kaybettim, evimiz yok. Bu başarıyı onlarla paylaşamamak çok acı." Benzer duyguları yaşayan birçok öğrenci, mezuniyet törenleri yerine ailelerinin yasını tutuyor. Bazı öğrenciler ise savaş nedeniyle sınava giremeden eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Eğitim Sistemi Çöktü, Gelecek Belirsiz
Filistin Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre, Gazze'deki okulların yaklaşık %80'i hasar gördü ya da tamamen yıkıldı. Bu durum, binlerce öğrencinin eğitim hakkını elinden alıyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), çocuklar ve gençler için eğitimin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, kalıcı ateşkes çağrısı yapıyor. Öğrenciler, psikolojik travmalarına rağmen eğitimlerine devam etme kararlılığı gösteriyor, ancak üniversiteye giriş ve gelecekleri belirsizliğini koruyor.
Salahaddin Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Mervan el-Barudi, "Bu öğrencilerin başarısı, bir halkın direnişinin ve yaşama tutunma azminin simgesi. Ancak uluslararası toplumun acil müdahalesi olmazsa, bu gençlerin çoğu yaşam mücadelesi verirken eğitimlerini tamamlayamayacak." ifadelerini kullanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki eğitim krizi, yalnızca Filistinlileri değil, tüm bölgeyi etkileyen bir insani felakete dönüşmüş durumda. Eğitimsiz bir neslin yetişmesi, uzun vadede bölgesel istikrarı tehdit ederken, aşırıcılığın da zeminini hazırlayabilir. Birleşmiş Milletler, çatışmaların çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, taraflara uluslararası hukuka uyma çağrısı yapıyor. Bu durum, küresel toplumun da insani yardım ve eğitim desteği için harekete geçmesini gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'de eğitim gören çocukların ve gençlerin durumu, Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardım politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, daha önce Gazze'deki öğrencilere burs ve eğitim materyali desteği sağlamış, uluslararası platformlarda Filistin'in eğitim hakkını savunmuştur. Bu kriz, Türkiye'nin insani diplomasi anlayışıyla örtüşen bir alan olarak, Ankara'nın bölgedeki etkisini artırma fırsatı sunmaktadır. Ayrıca, Gazze'deki eğitimsizlik ve umutsuzluk, bölgesel güvenliği tehdit eden bir ortam yaratabileceğinden, Türkiye'nin bu konudaki duyarlılığı hem insani hem de stratejik açıdan önem taşıyor.