Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, ABD Başkanı Donald Trump ile Lübnan’daki gelişmeler üzerine ‘çok sayıda görüşme’ yaptıklarını açıklarken, Trump’ın Suriye’nin Lübnan’a girerek Hizbullah’ı silahsızlandırması yönündeki talebini geri planda tuttu. Şara, Şam’da düzenlediği basın toplantısında, “Lübnan’ın egemenliğine saygı duyuyoruz ve siyasi diyaloğu askeri müdahaleye tercih ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı
Suriye’nin fiili lideri konumundaki Şara, Washington yönetiminin bölgedeki angajmanına dair sinyaller verirken, Trump’ın geçtiğimiz aylarda Suriye’yi Lübnan’da Hizbullah’a karşı operasyonel bir rol oynamaya çağırdığı biliniyor. Ancak Şara, bu konuda net bir taahhütte bulunmaktan kaçınarak, “Lübnan’ın iç işlerine karışmak niyetinde değiliz” dedi. Suriye’nin kendi topraklarında terörle mücadele ve yeniden imar sürecine odaklandığını belirten lider, bölgesel istikrarın ancak tüm tarafların katılımıyla sağlanabileceğini vurguladı.
Suriye Devlet Başkanı, görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı vermese de, Trump yönetiminin bölgedeki İran etkisini azaltma stratejisi kapsamında Şam ile temasları artırdığı yorumları yapılıyor. Öte yandan, Hizbullah’ın Lübnan siyasetindeki ağırlığı ve İran’la olan bağları, konuyu uluslararası toplum için hassas kılıyor.
Bölgesel yansımalar
Şara’nın diyalog vurgusu, Suriye’nin yeniden bölgesel bir aktör olarak konumlanma çabası olarak değerlendiriliyor. İç savaşın ardından Arap Birliği’ne dönüş sürecinde olan Suriye, Lübnan’daki siyasi krizde arabulucu rolü üstlenmeye çalışıyor. Ancak Hizbullah’ın silahsızlandırılması, hem Lübnan iç dinamikleri hem de İran’ın bölgesel çıkarları açısından son derece karmaşık bir mesele. Trump yönetiminin bu yöndeki baskıları, Şam’ı zor bir denklemin içine itiyor.
Uzmanlara göre, Şara’nın mesajı iki yönlü: Bir yandan Washington’a angajmana açık olduğunu gösteriyor, diğer yandan da İran ve Hizbullah’ı doğrudan karşısına almaktan kaçınıyor. Bu durum, Suriye’nin çok kutuplu bir dış politika izleme stratejisinin yansıması olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye-ABD görüşmeleri, Türkiye’nin kuzey Suriye’deki güvenlik kaygıları ve terörle mücadele politikaları açısından yakından izleniyor. Şam’ın Hizbullah’la doğrudan bir çatışmaya girmemesi, Ankara’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü vurgusuyla uyumlu. Ancak Trump’ın Suriye’yi Lübnan’da kullanma planı, bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Türkiye, kendi sınır güvenliğini (örneğin PKK/YPG) öncelerken, Suriye’nin yeniden yapılanmasında söz sahibi olmayı hedefliyor. Bu nedenle, Şam-Washington diyaloğu Ankara için hem fırsat hem risk barındırıyor.