Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Pekin’de bir araya gelerek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesine katıldı. Bu görüşme, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Çin’e yaptığı ziyaretin hemen ardından gerçekleşmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Zirvede ikili ekonomik işbirliği, enerji ortaklıkları ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. ŞİÖ üyesi ülkeler, Çin ve Rusya’nın liderliğinde Batılı güçlere karşı alternatif bir uluslararası düzen inşa etme çabalarını sürdürüyor.
Stratejik İttifak ve Enerji Ortaklıkları
İki lider, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ile Rusya’nın Avrasya Ekonomik Birliği arasında daha sıkı bağlar kurulması konusunda mutabık kaldı. Özellikle enerji alanında imzalanan anlaşmalar dikkat çekiyor: Rusya’nın Sibirya bölgesinden Çin’e doğal gaz sevkiyatını iki katına çıkarması ve yeni bir boru hattı inşası öngörülüyor. Ayrıca iki ülke, dolar yerine kendi para birimleriyle ticaret yapma hedefini ilerletme kararı aldı. Bu adım, Batı yaptırımlarından kaçınma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. Zirvede ayrıca Orta Asya’da ortak askeri tatbikatlar ve terörizmle mücadele işbirliği de gündeme geldi.
Küresel Etkiler ve Batı ile Rekabet
Bu zirve, ABD’nin Çin ve Rusya’ya yönelik giderek sertleşen ticaret ve diplomatik baskısına karşı iki ülkenin birlikte hareket etme kararlılığını gösteriyor. Özellikle Ukrayna savaşı ve Tayvan krizi gibi konularda Pekin ve Moskova arasındaki koordinasyon, Batı için yeni bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ŞİÖ’nün genişleme süreci de önem taşıyor: Bu yıl İran’ın da üyeliğe kabul edilmesiyle örgüt, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını temsil eder hale geldi. Ancak örgüt içinde Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilimler ve Çin’in liderlik rolüne yönelik farklı görüşler, ittifakın geleceği konusunda soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü ile diyalog ortağı statüsünde yer alıyor ve zaman zaman tam üyelik olasılığını gündeme getiriyor. Bu zirvede alınan kararlar, özellikle dolar dışı ticaret ve enerji işbirliği konularında Türkiye’nin de kendi dış politikasında değerlendirebileceği alternatifler sunuyor. Ancak Rusya ve Çin’in Batı’ya karşı inşa ettiği bu blokta Türkiye’nin NATO üyeliği ve AB ile ilişkileri, denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye, bu jeopolitik satrançta bağımsız bir aktör olarak hareket etme kabiliyetini korumak için hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini dikkatle yönetmek zorunda.