Senatör Bernie Sanders (Bağımsız-Vermont), Senatör Jeff Merkley (Demokrat-Oregon) ve Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez (Demokrat-New York), federal kurumların otomatik plaka okuyucu (ALPR) sistemlerini kullanmasını yasaklayan bir yasa tasarısını cuma günü tanıttı. "Ban Flock Act" adı verilen tasarı, federal kurumların ALPR kullanımını yasaklamanın yanı sıra, bu teknolojinin gözetim amaçlı yaygınlaşmasına karşı eyaletlere ve yerel yönetimlere baskı yapılmasını da engellemeyi hedefliyor.
Tasarının Ayrıntıları ve Siyasi Arka Plan
ABD'de otomatik plaka okuyucular, özellikle Flock Safety adlı özel şirketin ürettiği kameralar, son yıllarda hızla yaygınlaştı. Bu kameralar, araç plakalarını ve araç özelliklerini kaydederek veri tabanlarında saklıyor. Kolluk kuvvetleri, bu verileri suç soruşturmalarında kullanıyor. Ancak mahremiyet savunucuları, sistemin yaygın gözetim ve potansiyel kötüye kullanım riski taşıdığını belirtiyor. Tasarı, federal kurumların bu tür verileri toplamasını, saklamasını veya paylaşmasını yasaklıyor. Ayrıca, federal fonların ALPR sistemleri için kullanılmasını da engelliyor. Sanders, Merkley ve Ocasio-Cortez, yaptıkları ortak açıklamada, "Anayasal haklarımızı ve mahremiyetimizi korumak için bu teknolojinin kontrolsüz yayılımına dur demeliyiz" ifadelerini kullandı. Tasarının Kongre'de kabul edilmesi için Cumhuriyetçilerin de desteği gerekiyor; şu an için her iki kanatta da partizan bir destek tablosu var.
Flock Safety, merkezi Atlanta'da bulunan ve 2017'de kurulan bir teknoloji şirketi. Şirket, kameralarının suçları önlemede ve çözmede etkili olduğunu savunuyor. Ancak geçtiğimiz yıl içinde birçok kentte, yerel yönetimlerin Flock kameralarıyla ilgili sözleşmeleri iptal etmesi veya yenilememesi dikkat çekti. Örneğin, San Francisco ve Oakland gibi şehirler, gözetim endişeleri nedeniyle bu sistemleri kaldırma kararı aldı. Tasarı, federal düzeyde bir yasak getirerek, eyalet ve yerel yönetimler üzerinde de caydırıcı bir etki yaratmayı amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, küresel gözetim teknolojileri tartışmalarının bir parçası. Avrupa Birliği'nde Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), biyometrik veriler ve otomatik plaka tanıma gibi konularda sıkı kurallar getiriyor. Çin'de ise hükümet, yüz tanıma ve plaka okuma sistemlerini yaygın olarak kullanıyor. ABD'deki tasarı, eğer yasalaşırsa, diğer ülkeler için de bir emsal teşkil edebilir. Uluslararası insan hakları örgütleri, kitlesel gözetimin demokratik toplumlarda baskı aracı haline gelebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak güvenlik güçleri, bu teknolojilerin suçla mücadelede kritik olduğunu savunuyor. Tasarı, özellikle son yıllarda artan veri gizliliği ihlalleri ve yapay zeka destekli gözetim sistemlerinin yaygınlaşması bağlamında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de federal kurumların otomatik plaka okuyucu kullanımının yasaklanmasına yönelik bu girişim, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel gözetim trendleri açısından ders niteliğinde. Türkiye'de de son yıllarda trafik güvenliği ve suç önleme amacıyla plaka tanıma sistemleri (PTS) yaygınlaşıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, şehir güvenlik yönetim sistemleri kapsamında bu teknolojileri kullanıyor. ABD'deki tasarı, mahremiyet ile güvenlik arasındaki dengeyi sorguluyor. Türkiye'nin de benzer bir tartışmayı, özellikle kişisel verilerin korunması kanunu (KVKK) çerçevesinde yapması beklenebilir. Ayrıca, ABD'deki bu adım, Türkiye'nin yerli gözetim teknolojileri üretimini ve ihracatını etkileyebilir; zira Türk savunma sanayii, bu alanda ürün geliştiriyor. Küresel ölçekte, gözetim teknolojilerine yönelik artan düzenleme baskısı, Türkiye'nin de dahil olduğu birçok ülkeyi etkileyecek.