ABD'de 3 Kasım ara seçimlerine bir aydan az bir süre kalmışken, Cumhuriyetçi Parti'nin (GOP) önde gelen bazı büyük bağışçıları Kuzey Karolina'daki kritik yarışlara yönelik finansal desteklerini çekme kararı aldı. Axios'un haberine göre, GOP'un önemli mali kaynaklarından bazıları, eyaletteki Demokrat adayların anketlerde öne geçmesi ve Cumhuriyetçi adayların kampanya performansındaki düşüş nedeniyle buradaki yarışları 'kaybedilmiş' olarak değerlendirmeye başladı. Bu geri çekilme, seçimlere giden süreçte Cumhuriyetçi Parti içindeki stratejik önceliklerin yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Kuzey Karolina'da Neler Oluyor?
Kuzey Karolina, ABD siyasetinde genellikle 'salıncak eyalet' (swing state) olarak nitelendirilen ve seçim sonuçlarının sıklıkla el değiştirdiği kritik bir bölge. 2020 başkanlık seçimlerinde Donald Trump, eyaleti yaklaşık 1,3 puan farkla kazanmıştı. Ancak 2022 ara seçimlerinden bu yana eyalette Demokratların oy oranında istikrarlı bir artış gözlemleniyor. Özellikle eyaletin kırsal kesimlerinde Cumhuriyetçi tabanın motivasyonunda düşüş yaşandığı, buna karşın kent merkezlerinde ve banliyölerde Demokrat seçmenin daha organize olduğu belirtiliyor.
Axios'a konuşan Cumhuriyetçi stratejistler, partinin kaynaklarını Kuzey Karolina yerine Georgia, Arizona ve Nevada gibi diğer kritik eyaletlere kaydırmayı planladığını aktarıyor. Bu kararın arkasında yatan temel neden, Kuzey Karolina'daki Cumhuriyetçi adayların son haftalarda yaptığı kampanya harcamalarına rağmen anketlerde beklenen ivmeyi yakalayamaması. Bazı anketlerde Demokrat adayların 4-6 puan önde olduğu görülüyor. Bu durum, GOP'un 'kaynaklarını daha verimli kullanma' stratejisi çerçevesinde Kuzey Karolina'yı öncelik listesinden çıkarmasına yol açtı.
Parti içindeki bu geri çekilme, Cumhuriyetçi seçmen tabanında da moral bozukluğuna neden olabilir. Zira büyük bağışçıların bir eyaletten çekilmesi, genellikle o eyaletteki adayların reklam, saha operasyonu ve get-out-the-vote çalışmalarını olumsuz etkiler. Aynı zamanda medyada 'Cumhuriyetçiler pes ediyor' algısı yaratarak seçmen katılımını düşürebilir. Demokratlar ise bu durumu fırsata çevirerek Kuzey Karolina'da daha agresif bir kampanya yürütüyor. Eyaletteki Demokrat adaylar, sağlık, eğitim ve altyapı yatırımları konularını öne çıkararak seçmenin ekonomik kaygılarına hitap ediyor.
Seçim Dinamikleri ve Ulusal Yansımalar
Kuzey Karolina'daki bu gelişme, aslında ABD genelinde Cumhuriyetçi Parti'nin karşı karşıya olduğu daha geniş bir sorunun işareti. Son anketler, Demokratların Kongre'deki çoğunluğu koruma veya genişletme ihtimalinin arttığını gösteriyor. Ülke genelinde yapılan anketlerde Demokratların Kongre kontrolü konusunda ortalama 5-7 puan önde olduğu görülüyor. Cumhuriyetçi stratejistler, özellikle kadın seçmenler, genç seçmenler ve bağımsızlar arasında partinin oy kaybettiğini kabul ediyor. Ayrıca, ekonomik göstergelerin beklenenden iyi gitmesi ve Başkan Biden'ın altyapı yasası gibi somut adımları, Demokratların elini güçlendiriyor.
Kuzey Karolina'daki geri çekilme, Cumhuriyetçi Parti içindeki ideolojik ayrılıkları da gün yüzüne çıkarabilir. Trump kanadı ile daha geleneksel muhafazakarlar arasındaki gerilim, aday seçimlerinde ve kampanya stratejilerinde kendini gösteriyor. Bazı GOP yetkilileri, aşırı sağcı adayların seçilebilirliğini sorgularken, Trump'a yakın isimler sadakat vurgusu yapıyor. Bu bölünme, partinin kaynaklarını etkin kullanmasını zorlaştırıyor. Nitekim Kuzey Karolina'da bazı büyük bağışçıların 'adayların tartışmalı geçmişi' nedeniyle para vermekten kaçındığı iddia ediliyor.
Öte yandan, Demokratlar da aşırı özgüven tuzağına düşmemeye çalışıyor. 2016 başkanlık seçimlerinde anketlerin yanılması, partide temkinli bir hava yaratmış durumda. Demokrat stratejistler, 'sahadaki gerçeklik ile anketler arasında fark olabileceğini' belirterek seçmenleri sandığa gitmeye teşvik ediyor. Kuzey Karolina'da erken oy kullanma süreci başladı ve şu ana kadar Demokrat seçmenlerin erken oylamaya daha fazla ilgi gösterdiği bildiriliyor. Bu durum, Cumhuriyetçilerin seçim günü sandık başında daha güçlü olabileceği yönündeki geleneksel beklentiyi tersine çevirebilir.
Bağışçıların Hesabı ve Stratejik Öncelikler
Büyük GOP bağışçılarının Kuzey Karolina'dan çekilmesi, aslında bir 'portföy yönetimi' kararı. Seçim kampanyalarına milyonlarca dolar akıtan süper PAC'ler (siyasi eylem komiteleri), her eyalette kazanma ihtimali düşük yarışlara para harcamak yerine, kaynaklarını daha rekabetçi bölgelere yönlendirmeyi tercih ediyor. Bu, ABD siyasetinde sık görülen bir taktik. Ancak Kuzey Karolina gibi bir eyalette bu kararın alınması, Cumhuriyetçilerin seçim haritasındaki savunma hattını daralttığını gösteriyor. Eğer GOP Kuzey Karolina'yı kaybederse, Senato ve Temsilciler Meclisi çoğunluğunu koruması zorlaşacak.
Axios'un haberine göre, bazı Cumhuriyetçi bağışçılar 'Eğer Kuzey Karolina'yı kazanamayacaksak, neden buraya milyonlar harcayalım?' sorusunu soruyor. Bu pragmatik yaklaşım, partinin tabanında moral bozukluğuna yol açsa da, seçim matematiği açısından mantıklı görünüyor. Demokratlar ise bu durumu 'Cumhuriyetçilerin kendi adaylarına bile güvenmediği' şeklinde propaganda malzemesi olarak kullanıyor. Kuzey Karolina'da Demokrat adaylar, 'terk edilmiş seçmen' söylemi üzerinden Cumhuriyetçi seçmenleri de kendine çekmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Kuzey Karolina'da geri adım atması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD'nin iç siyasi dengelerinin Türk dış politikası üzerindeki dolaylı etkileri açısından önem taşıyor. Kongre'de çoğunluğun Demokratlarda kalması veya Cumhuriyetçilere geçmesi, Türkiye'ye yönelik silah satışları, F-16 modernizasyonu ve yaptırımlar gibi konularda belirleyici olabilir. Cumhuriyetçilerin seçim kaybetmesi, özellikle Senato'da Türkiye karşıtı kanadın güç kaybetmesi anlamına gelebilir. Ancak her iki partide de Türkiye'ye mesafeli isimler bulunuyor. Bu nedenle Türkiye, ABD iç siyasetindeki gelişmeleri yakından izlemeli ve her iki partiyi de dengeleyici bir diplomasi yürütmeli. Seçim sonuçları, 2024 başkanlık yarışının da habercisi olacak.