Birleşik Krallık’ta bir araya gelen 33 tıp ve sağlık örgütü, Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) çalışanlarının Filistin’e destek mesajlarını susturmayı hedefleyen bir genelgenin geri çekilmesini talep etti. Koalisyon, söz konusu uygulamanın “ürkütücü” olduğunu ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek, İngiltere hükümetine bu yönde resmi bir çağrı yaptı.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz aylarda yayımladığı bir genelge, NHS bünyesinde çalışan doktor, hemşire ve diğer sağlık personelinin Filistin yanlısı semboller kullanmasını, sosyal medyada bu yönde paylaşım yapmasını veya hastane içinde benzer ifadeler kullanmasını yasaklıyor. Middle East Eye’ın elde ettiği belgelere göre, genelge 7 Ekim 2023 sonrası artan Filistin yanlısı gösterilerin ardından hazırlandı ve “hastanelerin tarafsızlığını koruma” gerekçesiyle uygulamaya konuldu. Ancak tıp örgütleri, bu düzenlemenin sağlık çalışanlarının temel insan haklarını kısıtladığını ve özellikle Filistinli hastalarla dayanışma gösteren personeli hedef aldığını savunuyor. Koalisyonun hükümete gönderdiği mektupta, genelgenin “bir soykırımı eleştirmeyi bile engelleyecek kadar geniş yorumlanabileceği” ve NHS personeli üzerinde “sindirme etkisi yarattığı” ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere’deki bu gerilim, Batı ülkelerinde Filistin’e destek gösterilerinin arttığı bir döneme denk geliyor. 7 Ekim saldırıları ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonları, başta ABD, Kanada ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok yerde Filistin yanlısı protestoları tetikledi. Bu protestolar, özellikle üniversite kampüsleri ve sağlık kurumlarında ifade özgürlüğü sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. NHS genelgesi, iktidardaki Muhafazakâr Parti’nin Filistin konusunda İsrail yanlısı bir tutum sergilediği bir ortamda çıkarıldı. Tıp örgütleri, sağlık çalışanlarının Filistinli sivillerin yaşadığı insani krize sessiz kalmasının etik bir sorumluluktan kaçış olduğunu vurguluyor. Koalisyonun mektubunda, “Savaş suçlarına tanıklık eden sağlık çalışanlarının bu tanıklığı paylaşması engellenmemelidir” deniliyor. Bu gelişme, uluslararası toplumda Filistin dayanışmasının baskı altında olduğu yönündeki eleştirileri de güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda uzun süredir destekleyen bir ülke olarak bu tür sansür girişimlerine karşı çıkıyor. İngiltere’deki NHS genelgesi, Batı’da Filistin yanlısı ifadelerin baskılandığına dair algıyı güçlendiriyor ve Türkiye’nin bu konudaki eleştirilerini haklı çıkarıyor. Türk sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları, benzer kısıtlamaların Türkiye’de uygulanmadığını ancak küresel ölçekte ifade özgürlüğüne yönelik tehditlerin takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu olay, Türkiye’nin Filistin konusunda diplomatik girişimlerini sürdürürken, sağlık alanındaki insani yardım çabalarını da koordine etmesi açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor.