Bir Ryanair uçağının penceresinin uçuş sırasında patlamasıyla neredeyse dışarı fırlayan yolcunun eşi, kocasının iki dakika boyunca göğsüne kadar uçağın dışında kaldığını ve onu bacaklarından tutarak kendisine çektiğini anlattı. Svetlana Grković, İngiliz The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, 'Eğer öleceksek, birlikte ölürüz' diye düşündüğünü söyledi. Olay, 10 Temmuz 2026'da Ryanair'in Londra'dan Milano'ya sefer yapan uçağında meydana geldi.
Olay anı: Yolcu iki dakika boyunca dışarıda kaldı
Grković, eşi Ivan'in koltuğunun yanındaki pencerenin aniden patladığını ve kocasının hızla dışarı çekildiğini belirtti. 'Her şey çok hızlı oldu. Pencere patladı ve birden Ivan dışarıdaydı. Ben de hemen bacaklarına sarıldım. İki dakika boyunca onu içeri çekmeye çalıştım. O sırada 'Eğer öleceksek, birlikte ölürüz' diye düşündüm' dedi. Diğer yolcuların da yardımıyla Ivan sonunda içeri çekildi. Uçak acil iniş yaparken, olayda ciddi yaralanan olmadığı bildirildi.
Ryanair yetkilileri, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve uçağın bakım kayıtlarının incelendiğini açıkladı. Havayolu şirketi, yolcuların güvenliği için gerekli tüm önlemleri aldıklarını belirtti. Ancak bu tür olaylar, uçak bakım standartları ve yolcu güvenliği konusunda soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi.
Havacılık güvenliği ve Ryanair'in itibarı
Ryanair, Avrupa'nın en büyük düşük maliyetli havayolu şirketlerinden biri olarak, sıkı maliyet kontrolü politikalarıyla biliniyor. Bu politika, zaman zaman bakım ve güvenlik standartlarıyla ilgili eleştirilere yol açıyor. Uçak pencerelerinin patlaması, basınç farkı veya yapısal yorgunluk gibi nedenlerle nadiren de olsa yaşanabilen bir durum. Ancak bu olay, Ryanair'in itibarını zedeleyebilir ve havayolunun güvenlik prosedürlerine yönelik denetimlerin artırılmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ryanair'in uçuş güvenliğiyle ilgili bu olay, Türk hava yolları ve havacılık sektörü için de bir hatırlatma niteliği taşıyor. Türkiye, uluslararası havacılık standartlarına uyum konusunda ciddi adımlar atarken, düşük maliyetli taşıyıcıların bakım ve güvenlik konularında daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, Avrupa havacılık pazarında yaşanan bu tür olaylar, küresel güvenlik algısını etkileyebilir. Türk havayolu şirketleri, bu olaydan ders çıkararak bakım protokollerini gözden geçirebilir.