NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in müttefik ülkeleri hedef alan sert sözleri karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Hegseth, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, NATO'nun 'kağıttan kaplan' haline geldiğini belirtmiş ve Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının kapsamlı bir şekilde gözden geçirileceğini duyurmuştu. Rutte, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, "ABD'nin ittifaka olan bağlılığından şüphem yok. Yapıcı bir diyalog içindeyiz" ifadelerini kullandı. Ancak Rutte'nin bu yumuşak tavrı, ittifak içindeki gerilimin derinleştiği bir döneme denk geldi.
Hegseth'in çıkışı ve arka planı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, geçen hafta Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşmada, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırmamasını eleştirerek ittifakı 'kağıttan kaplan' olarak nitelendirdi. Hegseth, "ABD, Avrupa'nın güvenliği için orantısız bir yük taşıyor. Müttefiklerimiz gayrisafi yurtiçi hasılalarının yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmiyor" dedi. Hegseth ayrıca, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını yeniden değerlendireceğini ve bu incelemenin önümüzdeki aylarda tamamlanacağını duyurdu. Bu açıklamalar, özellikle Almanya ve Fransa başta olmak üzere Avrupalı müttefikler arasında rahatsızlık yarattı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, "NATO, tarihin en başarılı savunma ittifakıdır. Bu tür ifadeler ittifaka zarar verir" şeklinde tepki gösterdi. Fransa ise daha diplomatik bir dille, "ABD ile savunma iş birliğimiz güçlüdür, ancak yapıcı eleştirilere açığız" açıklamasını yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hegseth'in bu çıkışı, NATO'nun 75. kuruluş yıldönümüne hazırlandığı bir dönemde geldi. İttifak, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının gölgesinde, doğu kanadını güçlendirmeye çalışıyor. Ancak ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma sinyali, özellikle Baltık ülkeleri ve Polonya'da endişeyle karşılandı. Litvanya Savunma Bakanı Arvydas Anušauskas, "ABD'nin varlığı caydırıcılığımızın temel taşıdır" dedi. Öte yandan, ABD'nin bu tutumu Çin'in yükselişi ve Hint-Pasifik bölgesine odaklanma stratejisiyle de ilişkilendiriliyor. Uzmanlara göre Washington, Avrupa'daki askeri kaynaklarının bir kısmını Asya'ya kaydırmayı planlıyor. Bu durum, Avrupa'nın kendi güvenliğine daha fazla yatırım yapması gerektiği anlamına geliyor. Ancak birçok Avrupa ülkesi, bütçe kısıtlamaları nedeniyle savunma harcamalarını artırmakta zorlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. Türkiye, savunma harcamalarında GSYİH'sının yüzde 2'sinden fazlasını ayırarak NATO standartlarını karşılayan nadir ülkelerden biri. Ancak ABD'nin Avrupa'daki varlığını azaltması, Doğu Akdeniz'deki güç dengesini değiştirebilir ve Türkiye'nin Yunanistan ile olan geriliminde yeni bir boyut ekleyebilir. Ayrıca, ABD'nin müttefiklere yönelik eleştirileri, Türkiye'nin Rusya ile olan ilişkileri ve S-400 meselesi gibi konularda daha fazla baskı altına girmesine yol açabilir. Ankara, ittifak içinde sesini duyurmak ve çıkarlarını korumak için daha aktif bir diplomasi yürütmek zorunda kalabilir.