ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi (SASC), 17 Haziran 2026 tarihinde 2027 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (FY27 NDAA) taslağına eşlik eden kapsamlı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Söz konusu rapor, yasa tasarısının amacını, bütçe tahsislerini, politika yönelimlerini ve savunma alanındaki öncelikleri detaylandırıyor. Rapora göre, FY27 NDAA ile (1) savunma tedariki, araştırma-geliştirme, personel ve operasyonlar için ödeneklerin yetkilendirilmesi, (2) ulusal güvenlik stratejisi doğrultusunda askeri hazırlık seviyesinin artırılması, (3) mevcut tehditlere karşı caydırıcılığın güçlendirilmesi ve (4) müttefiklerle işbirliğinin derinleştirilmesi amaçlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
FY27 NDAA, ABD'nin her mali yıl Kongre tarafından kabul edilen ve Savunma Bakanlığı'nın faaliyetleri için yasal çerçeveyi belirleyen temel savunma yasasıdır. SASC tarafından hazırlanan taslak rapor, yasa kapsamında öngörülen harcama kalemlerini ve politika değişikliklerini ayrıntılı olarak ele alıyor. Rapor, özellikle Hint-Pasifik bölgesinde Çin'in artan askeri varlığına karşı caydırıcılık, Avrupa'da Rusya tehdidine karşı NATO müttefikleriyle dayanışma, Orta Doğu'da istikrarın sağlanması ve yeni nesil teknolojilerin (yapay zeka, hipersonik silahlar, siber güvenlik) savunma alanına entegrasyonu gibi başlıklara odaklanıyor.
Raporda ayrıca, Savunma Bakanlığı'nın askeri hazırlık seviyesini artırmak için personel sayısında artış, mühimmat stoklarının yenilenmesi, gemi inşa programlarının hızlandırılması ve modernizasyon projelerine öncelik verilmesi gibi tavsiyelere yer veriliyor. Komite, özellikle denizaltı ve uçak gemisi inşa programlarının gecikmelerle karşı karşıya olduğunu belirterek, bu projelerin takvimlere uygun şekilde tamamlanması için daha sıkı denetim öngörüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
FY27 NDAA taslağı, ABD'nin küresel savunma stratejisinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Raporda, Hint-Pasifik bölgesine yapılan vurgu, ABD'nin Çin'e karşı caydırıcılık politikasını sürdüreceğinin sinyalini veriyor. Bu kapsamda, Guam'da füze savunma sistemlerinin güçlendirilmesi, Avustralya ile nükleer denizaltı işbirliğinin derinleştirilmesi ve Japonya, Güney Kore gibi müttefiklerle ortak tatbikatların artırılması öngörülüyor. Avrupa cephesinde ise, Rusya'nın Ukrayna savaşı devam ederken, NATO'nun Doğu kanadındaki askeri varlığının takviye edilmesi ve Polonya, Romanya gibi ülkelerdeki üslerin modernizasyonu için ek kaynak ayrılması planlanıyor.
Orta Doğu'da ise, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle İsrail ve Körfez ülkeleriyle güvenlik işbirliğinin artırılması, füze savunma sistemlerinin entegrasyonu ve deniz güvenliğinin sağlanması için operasyonel kapasitenin korunması hedefleniyor. Afganistan'dan çekilme sonrası terörle mücadele kabiliyetinin sürdürülmesi de raporda yer alan diğer önemli başlıklar arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
FY27 NDAA taslağı, Türkiye açısından hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. ABD'nin NATO müttefiki olarak Türkiye'nin savunma sanayi işbirlikleri ve askeri modernizasyon çabaları, bu yasa kapsamında sağlanacak fonlardan etkilenebilir. Özellikle F-35 programına yeniden dahil olma ve S-400 krizinin çözümü gibi konular, Kongre'deki tutumlarla şekillenecek. Öte yandan, raporda Doğu Akdeniz ve Suriye gibi bölgesel konularda Türkiye'nin çıkarlarıyla örtüşen veya çatışan maddeler bulunabilir. Türkiye'nin, yasa sürecini yakından takip ederek Kongre ve yönetim nezdinde kendi pozisyonunu güçlendirmesi stratejik önem taşıyor.