Rusya’nın Ukrayna’daki ilerleyişi Haziran ayında tamamen durdu ve çöktü. Ukrayna ordusunun uzun menzilli saldırıları, Rusya topraklarında hedefleri vururken, ülkede kaygı seviyesi yükseliyor. Savaşın başından bu yana en kanlı aylardan biri olarak kayıtlara geçen Haziran’da, Ukrayna Genelkurmayı’nın verilerine göre 40 bin Rus askeri öldürüldü. Bu rakam, Moskova’nın savaş stratejisinde ciddi bir kırılma noktasına işaret ediyor.
Rus taarruzları durdu, kayıplar arttı
Ukrayna Genelkurmayı, yayımladığı günlük raporlarda Haziran boyunca Rusya’nın ortalama günlük kaybının 1.300’ün üzerinde olduğunu duyurdu. Bu, savaşın ilk yılındaki günlük ortalamanın yaklaşık üç katı. Özellikle Harkiv ve Donetsk bölgelerinde yoğunlaşan çatışmalarda, Rus birlikleri ağır zırhlı araç ve personel kaybı yaşadı. Ukrayna savunma yetkilileri, Moskova’nın hızlı bir zafer için insan dalgası taktiklerine başvurduğunu ve bunun da kayıpları katladığını belirtiyor.
Ukrayna’nın uzun menzilli saldırıları ise yalnızca cephe hattını değil, Rusya’nın derinliklerindeki askeri hedefleri de vurdu. Haziran boyunca Ukrayna, Rusya’nın Belgorod, Kursk ve Voronej bölgelerindeki mühimmat depoları, lojistik merkezler ve hava savunma sistemlerini hedef aldı. Bu saldırılar, Rusya içinde savaşın artık Ukrayna sınırlarıyla sınırlı kalmadığı algısını güçlendirdi. Rus yetkililer ise saldırıların büyük kısmını dronlarla gerçekleştirildiğini ve sivil kayıplara yol açtığını iddia ediyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Rusya’nın Haziran ayındaki ağır kayıpları, Batı’da Ukrayna’ya yönelik askeri desteğin yeniden tartışılmasına neden oldu. ABD ve Avrupa Birliği, Ukrayna’ya uzun menzilli füze sistemlerinin teslimatını hızlandırma kararı alırken, NATO da Ukrayna’nın hava savunmasını güçlendirmek için ek paketler açıkladı. Rusya ise bu gelişmelere karşılık olarak, Haziran ayında Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik yoğun füze saldırıları düzenledi. Başkent Kiev başta olmak üzere birçok şehirde elektrik kesintileri yaşandı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, çatışmaların sivil nüfus üzerindeki etkisinin giderek arttığı uyarısında bulundu. Rusya’nın savaş ekonomisinde de kırılganlıklar gözleniyor; ruble Haziran ayında dolar karşısında yüzde 5 değer kaybetti. Uzmanlar, Moskova’nın savaşı finanse edebilmek için enerji gelirlerine bağımlı olduğunu ancak Batı yaptırımlarının Rus petrol ve gaz ihracatını giderek daha fazla etkilediğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşının seyrindeki bu değişim, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomi etkileri taşıyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında Karadeniz’deki deniz trafiğini kontrol ederken, savaşın tırmanması bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Ayrıca Ankara, hem Rusya hem Ukrayna ile olan ticari ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor; ancak savaşın uzaması, tahıl koridoru anlaşmasının geleceğini ve enerji tedarik zincirlerini belirsizleştiriyor. Batı’nın Ukrayna’ya desteğinin artması, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu güçlendirirken, Rusya ile kurulan diplomatik dengeleri de zorlayabilir. Ankara’nın, savaşın sonlanması için arabuluculuk rolünü yeniden canlandırması bekleniyor.