Rusya, Ukrayna’nın kendi kritik altyapısına yönelik son saldırılarına misilleme olarak Kiev’i 11 saat boyunca yoğun bir füze ve insansız hava aracı (İHA) bombardımanına tuttu. Saldırı, Ukrayna hava savunmasının müdahalesiyle büyük ölçüde etkisiz hale getirilmeye çalışılsa da, başkentte can kaybı ve hasar meydana geldi. Kentte patlama sesleri duyulurken, sivil altyapının hedef alınması uluslararası toplumdan tepki çekti. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirirken, Batılı ülkeler Rusya’ya yeni yaptırımlar sinyali verdi.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırının Ukrayna’nın Rus topraklarındaki kritik enerji ve ulaşım tesislerine yönelik son saldırılarına cevaben düzenlendiğini açıkladı. Ukrayna ordusu ise, Rusya’nın sivil altyapıyı hedef alarak savaşı tırmandırdığını savundu. Kiev yönetimi, saldırının ardından hava savunma sistemlerini güçlendirmek için acil yardım talebinde bulundu. NATO’nun Doğu Avrupa’daki varlığını artırması beklenirken, Rusya’nın bu hamlesi ateşkes görüşmelerinin önünü tıkıyor.
Saldırıda, Rusya’nın Kalibr seyir füzeleri ve Şahid tipi kamikaze İHA’ları kullandığı belirtiliyor. Ukrayna hava kuvvetleri, 84 füze ve 24 İHA’dan 70’ten fazlasını imha ettiğini duyurdu. Ancak isabet alan bölgelerde elektrik ve su şebekesinde kesintiler yaşandı. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, kentin enerji altyapısının %40’ının hasar gördüğünü açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya’nın başkent Kiev’i hedef alması, savaşın Ukrayna’nın siyasi merkezine yöneldiğini gösteriyor. Bu durum, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya askeri desteğini artırma yönünde baskı oluşturuyor. ABD, Ukrayna’ya ek hava savunma sistemleri göndereceğini duyururken, Almanya da IRIS-T sistemlerini devretti. Öte yandan, Rusya’nın bu tür saldırılarla Ukrayna’nın direncini kırmayı hedeflediği, ancak sivil kayıpların artmasının Moskova’yı uluslararası alanda daha da yalnızlaştırdığı belirtiliyor.
Birleşmiş Milletler, saldırıyı kınarken, sivil altyapının hedef alınmasının savaş suçu olabileceğini hatırlattı. Çin ise tarafları itidale çağırırken, Hindistan diplomasi masasına dönülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye, hem Rusya hem Ukrayna ile diyaloğunu sürdürerek arabuluculuk rolünü korumaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz’deki güvenlik dinamikleri nedeniyle Rusya-Ukrayna savaşından doğrudan etkileniyor. Kiev’e yönelik bu saldırı, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını zora sokarken, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında savaş gemilerinin geçişine ilişkin hassas dengeyi korumasını gerektiriyor. Ayrıca, enerji altyapısına yapılan saldırılar, Türkiye’nin enerji tedarik rotalarını da tehdit ediyor; zira Ukrayna üzerinden geçen doğal gaz hatları alternatif güzergahlar arayışını hızlandırabilir. Ankara, hem NATO üyesi olarak Batı’nın tepkilerini desteklerken, hem de Moskova ile ekonomik ve diplomatik bağlarını koparmamaya özen gösteriyor.