G7 liderleri İtalya’nın ev sahipliğinde bir araya gelirken, zirvenin ana gündem maddelerine Rusya’nın İngiltere Başbakanı Keir Starmer’a yönelik olduğu belirtilen sabotaj eylemleri eklendi. Rusya’nın Starmer’ın evi ve aracıyla bağlantılı olduğu belirtilen kundaklama saldırıları, Batı ittifakı içinde gerginliği tırmandırdı. Başbakan Starmer’ın zirvedeki öncelikleri arasında, artan Orta Doğu tansiyonu, Çin ile ticari anlaşmazlık ve devam eden Ukrayna savaşı yer alırken, Moskova kaynaklı yeni tehditler İngiltere’nin gündemini değiştirdi.
Gelişmenin arka planı
İngiltere İçişleri Bakanlığı ve güvenlik birimleri, Rusya’nın Starmer’ı hedef alan eylemlerini “devlet destekli sabotaj” olarak nitelendirdi. Polis kaynakları, son haftalarda başbakanlık konutunun yakınında ve Starmer’ın kullandığı araçta çıkan yangınların, Moskova’nın istihbarat birimleriyle bağlantılı olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu açıkladı. Olaylar, İngiltere’nin Ukrayna’ya sağladığı askeri yardım ve Rus diplomatların sınır dışı edilmesinin ardından yaşandı. Uzmanlar, bu tür eylemlerin Rusya’nın Batı’ya yönelik hibrit savaş stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Starmer, yaptığı açıklamada “Rusya’nın korku salma girişimlerine boyun eğmeyeceğiz” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
G7 zirvesi sırasında yaşanan bu gelişmeler, Batı ittifakının Rusya’ya karşı birleşik bir duruş sergileme çabalarını zorluyor. Analistler, Moskova’nın İngiltere’yi hedef almasının, Ukrayna savaşında Batı’nın desteğini baltalamayı amaçladığını düşünüyor. Öte yandan, Çin ile ticari gerilim ve Orta Doğu’da İsrail-Filistin çatışmasının yayılma riski, zirvede ele alınan diğer kritik konular arasında. ABD Başkanı Biden, “Rusya’nın pervasız eylemleri karşısında dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı. Zirveden çıkacak ortak bildiride, Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların yanı sıra Ukrayna’ya ek askeri yardım taahhütlerinin de yer alması bekleniyor. Ancak Avrupa ülkeleri içinde, Moskova’ya karşı daha sert bir tavrın tırmanış riskini artıracağı endişesi de bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın G7 ülkelerine yönelik hibrit saldırıları, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik dengelerini yakından ilgilendiriyor. Ankara, Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü üstlenirken, Moskova’nın Batı’ya yönelik provokatif eylemleri, Türkiye’nin diplomatik manevra alanını daraltabilir. Ayrıca, Çin ile ticari gerilim ve Orta Doğu’daki kriz, Türkiye’nin enerji ve ticaret rotaları açısından risk oluşturuyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu ve Rusya ile dengeli ilişkisini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.