Japonya Merkez Bankası (BOJ), bugün gerçekleştirdiği para politikası toplantısında gösterge faiz oranını %1'e yükseltti. Bu karar, ülkenin 1995 yılından bu yana en yüksek faiz oranına işaret ediyor. Banka ayrıca, önümüzdeki dönemde politika normalleşmesinin devam edeceğinin sinyalini verdi. BOJ Başkanı Kazuo Ueda başkanlığında yapılan toplantıda, enflasyonist baskıların kalıcı hale gelmesi ve ücret artışlarının devam etmesi nedeniyle faiz artırımına gidildi. Bloomberg'den Shery Ahn'ın Tokyo'dan bildirdiğine göre, bu adım piyasalarda bekleniyordu ancak zamanlaması sürpriz yarattı.
Politika Normalleşmesinin Arka Planı
BOJ, uzun yıllar süren ultra gevşek para politikasının ardından, bu yılın başlarında negatif faiz politikasına son vermişti. Bugünkü kararla birlikte, banka faiz oranını 1995'ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı. Karar metninde, "Japonya ekonomisi ılımlı bir toparlanma sürecindedir. Enflasyon beklentileri yükselmeye devam etmekte ve ücret artışları yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle, para politikasının kademeli olarak normalleştirilmesi uygun olacaktır" ifadelerine yer verildi. BOJ, ayrıca tahvil alım programını da azaltma sinyali verdi. Ekonomistler, bankanın yıl sonuna kadar faiz oranını %1,25 seviyesine çıkarabileceğini öngörüyor.
Kararın ardından Japon Yeni, ABD doları karşısında değer kazandı. Nikkei endeksi ise hafif bir düşüş kaydetti. Analistler, BOJ'un sıkılaşma adımlarının devam edebileceğini ancak küresel ekonomik belirsizliklerin bu süreci zorlaştırabileceğini belirtiyor. Japonya'da çekirdek enflasyon son aylarda %2 hedefinin üzerinde seyrediyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
BOJ'un faiz artırımı, küresel piyasalar üzerinde de etkili oldu. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsüne başlama olasılığına karşın, BOJ'un sıkılaştırma politikası, Japon Yeni'nin diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına neden oldu. Bu durum, özellikle ihracatçı Japon şirketlerini olumsuz etkileyebilir. Asya bölgesinde, Çin ve Güney Kore gibi ülkelerin merkez bankaları da benzer bir sıkılaşma döngüsü içinde. Japonya'nın faiz artırımı, bölgedeki diğer merkez bankalarını da faiz artırmaya teşvik edebilir.
Öte yandan, gelişmekte olan ülkeler için bu durum, sermaye çıkışları riskini artırabilir. JP Morgan analistlerine göre, Japon yatırımcılar daha yüksek getiri için yurt dışına yönelmişti; faiz artışı, bu sermayenin ülkeye geri dönmesine neden olabilir. Bu da gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde baskı yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı, gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerinde yaratabileceği olası sermaye çıkışları nedeniyle Türkiye açısından da önem taşıyor. Japonya'dan yüksek getirili gelişmekte olan ülke piyasalarına akan fonların geri dönmesi, Türkiye gibi ülkelerde finansal istikrarı etkileyebilir. Ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) son dönemde attığı sıkılaştırma adımları, bu tür dış şoklara karşı bir tampon oluşturabilir. Ayrıca, Japonya ile Türkiye arasındaki ikili ticaret ve yatırım ilişkileri de bu gelişmeden etkilenebilir. Japon firmalarının Türkiye'ye olan ilgisi devam ediyor ancak yenin değerlenmesi, bu yatırımların karlılığını etkileyebilir.