Rusya, 11 Temmuz Cumartesi günü erken saatlerde Ukrayna'nın başkenti Kiev'i balistik füzelerle vurdu. Ukraynalı yetkililer, saldırıda en az altı kişinin yaralandığını duyurdu. Kiev askeri yönetimi, şehre yönelik saldırının sabaha karşı 05.00 sularında başladığını ve hava savunma sistemlerinin aktif şekilde çalıştığını bildirdi. Patlama seslerinin kentin birçok noktasından duyulduğu, ilk belirlemelere göre enkaz altında kalan olmadığı ifade edildi. Saldırıda hasar gören binalar olduğu, yaralıların hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
Gelişmenin arka planı
Bu saldırı, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alan geniş çaplı saldırılarının ardından gerçekleşti. Son haftalarda Rusya, Ukrayna'nın doğu ve güney cephelerinde ilerlerken, Kiev de haftalardır yoğun hava saldırılarıyla karşı karşıya. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya'nın gece boyunca Kiev dahil birçok bölgeyi İHA ve füzelerle hedef aldığını, çoğunun düşürüldüğünü açıkladı. Ancak balistik füzelerin hızı ve yörüngesi nedeniyle tamamen durdurulamadığı belirtiliyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, savaşın başından bu yana Batılı müttefiklerinden daha fazla hava savunma sistemi talep ediyor. NATO zirvesinde Ukrayna'ya daha fazla Patriot ve diğer hava savunma sistemlerinin sağlanması kararlaştırılmıştı. Ancak bu sistemlerin sevkiyatının ne zaman tamamlanacağı henüz net değil.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın başkente yönelik saldırıları, savaşın sadece cephe hattıyla sınırlı kalmadığını, Ukrayna'nın arka bölgelerini de hedef almaya devam ettiğini gösteriyor. Kiev'deki saldırılar, Ukrayna'nın moralini ve yönetim kapasitesini zayıflatmayı amaçlıyor. Bu saldırı aynı zamanda Rusya'nın, Ukrayna'nın kritik altyapısını vurarak kış aylarında ülkeyi zor durumda bırakma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Küresel ölçekte ise bu saldırı, savaşın sona ermesi için diplomatik çabaların yetersiz kaldığını ve taraflar arasında müzakere iradesinin bulunmadığını teyit ediyor. Çin ve Hindistan'ın arabuluculuk girişimleri şu ana kadar somut bir sonuç vermedi. ABD ve Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya askeri desteği sürerken, Rusya da savaş ekonomisine uyum sağlamış durumda. Bu nedenle çatışmaların kısa vadede sona ermesi beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkilemesi, Türkiye için kritik önem taşıyor. Kiev'e yönelik bu tür saldırılar, savaşın tırmanma riskini artırıyor ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırıyor. Ayrıca, savaşın uzaması enerji fiyatları ve tahıl koridoru anlaşmasının geleceği üzerinden Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını da etkiliyor. Türkiye, NATO üyesi olarak Ukrayna'ya destek verirken, Rusya ile dengeli ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Bu saldırı, Ankara'nın hem Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki sorumluluklarını hem de Karadeniz'deki askeri gerilimi yönetme becerisini test ediyor.