Rusya, Pazar günü Ukrayna'nın Moskova'ya yönelik insansız hava aracı saldırılarına karşılık olarak Kiev'e yönelik saldırılarını "yoğunlaştırma" sözü verdi. Ülkedeki sıkı denetim altındaki parlamento seçimlerinin çıkış anketleri, iktidardaki Birleşik Rusya partisinin açık ara önde olduğunu gösterdi. Ukrayna, seçim günü Moskova ve çevresine dalgalar halinde insansız hava aracı gönderdi.
Seçim Günü ve Saldırıların Arka Planı
Rusya'da 17-19 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Devlet Duması seçimleri, muhalefetin büyük ölçüde baskı altına alındığı ve bağımsız gözlemcilerin kısıtlandığı bir ortamda gerçekleşti. Seçim sonuçlarına ilişkin çıkış anketleri, iktidardaki Birleşik Rusya partisinin oyların yaklaşık %45'ini alarak parlamentodaki çoğunluğunu koruyacağını öngörüyor. Ancak seçimlere katılım oranının düşük olduğu ve birçok bölgede usulsüzlük iddialarının gölgesinde kaldığı belirtiliyor.
Ukrayna tarafı, Rusya'nın seçim sürecini gölgelemek ve halkın dikkatini iç sorunlardan uzaklaştırmak amacıyla Moskova'ya yönelik insansız hava aracı saldırılarını seçim gününe denk getirdi. Ukrayna ordusundan yapılan açıklamaya göre, başkent Moskova ve çevresindeki stratejik noktalara çok sayıda İHA ile saldırı düzenlendi. Rus hava savunma sistemleri, bazılarını düşürdüğünü açıkladı ancak saldırıların bir kısmı hedeflere ulaştı.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırılarda sivil kayıp olmadığını öne sürerken, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, hava savunmasının aktif olarak çalıştığını ve acil durum ekiplerinin bölgede inceleme yaptığını duyurdu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıların Rusya'nın savaş makinesini zayıflatmayı amaçladığını belirterek, "Rusya'nın kendi topraklarında savaşın sonuçlarını hissetmesi gerektiğini" söyledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın misilleme tehdidi, savaşın seyrini daha da kızıştırabilir. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Bu tür saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız ve Kiev'e yönelik operasyonlarımızı yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre, Rusya'nın altyapı tesislerine ve karar alma merkezlerine yönelik saldırıları artırması bekleniyor. Bu durum, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik yeni bir saldırı dalgasını tetikleyebilir.
Seçim sonuçları, Batı tarafından meşruiyetini sorguladığı bir dönemde Putin yönetiminin iç siyasetteki kontrolünü pekiştirdiğini gösteriyor. Avrupa Birliği ve ABD, seçimlerin özgür ve adil olmadığını açıklamıştı. Rusya ise bu eleştirileri "dış müdahale" olarak nitelendiriyor. Seçimlerin ardından Rusya'nın dış politikasında daha da sertleşebileceği ve Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonların doğu bölgelerinde yoğunlaşacağı değerlendiriliyor.
Ukrayna'nın İHA saldırıları, son aylarda Rusya topraklarında artan bir eğilim gösteriyor. Moskova yönetimi, bu saldırıları "terör eylemi" olarak tanımlarken, Ukrayna meşru müdafaa hakkını kullandığını savunuyor. Çatışmaların geniş bir bölgeye yayılması, Karadeniz ve çevresindeki güvenlik dengelerini de etkiliyor. Türkiye, Karadeniz'deki istikrarın korunması ve tahıl koridorunun sürdürülmesi açısından kritik bir konumda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşındaki tırmanma, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomi politikalarını doğrudan etkiliyor. Karadeniz'de artan askeri hareketlilik, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki denge politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Ukrayna'nın tahıl ihracatı ve Rusya ile yürütülen enerji iş birliği (TürkAkım, doğal gaz sevkiyatı) açısından istikrarın korunması hayati önemde. Türkiye, taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini sürdürerek hem NATO müttefikleriyle ilişkilerini hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve turizm gelirleri üzerinde baskı oluşturabilir.