İran, ABD'nin Basra Körfezi'ndeki müttefiklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı başlattı. Kuveyt ve Bahreyn, birkaç tur İran balistik füzesi ve insansız hava aracı (İHA) saldırısına maruz kaldığını bildirdi. Saldırılarda Kuveyt'teki bir elektrik santralinde yangın çıktığı, can kaybı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Ürdün'de de sirenlerin çaldığı belirtiliyor. Bölgedeki gerginlik, İran'ın nükleer programı ve ABD'nin bölgesel askeri varlığına karşı Tahran'ın misilleme tehditleriyle tırmanmıştı.
Saldırının ayrıntıları
Kuveyt resmi ajansı KUNA, ülkenin kuzeyindeki El-Subbiye bölgesinde bulunan bir elektrik santraline İran yapımı bir füzeyle vurulduğunu duyurdu. Yangının kısa sürede kontrol altına alındığı, santralin çalışmasında aksama olmadığı bildirildi. Bahreyn'de ise birden fazla İHA'nın hava sahasını ihlal ettiği ancak hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü açıklandı. Ürdün, kuzey sınırındaki bazı bölgelerde siren sesleri duyulduğunu, ancak herhangi bir saldırı tespit edilmediğini duyurdu. İran resmi kanalı Press TV, saldırıların ABD üslerine yönelik olduğunu iddia etti.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu saldırı, İran'ın bölgedeki ABD ve müttefiklerine karşı caydırıcılık kapasitesini göstermesi açısından kritik. İsrail-Hamas savaşının ardından İran'ın 'Direniş Ekseni' çerçevesinde hareket ettiği belirtiliyor. ABD, bölgeye ek savaş gemisi ve F-22 savaş uçakları konuşlandırdı. Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üsleri daha önce de İran destekli milislerin hedefi olmuştu. Bu gelişme, Petrol fiyatlarının yükselmesine neden olurken, Körfez ülkeleri hava savunma sistemlerini güçlendirmek için acil önlemler alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu saldırı, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik: Kuveyt'teki elektrik santralinin vurulması, bölgesel enerji altyapısının kırılganlığını gösteriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji arayışları ve Irak üzerinden Körfez'e uzanan ticaret koridorları nedeniyle bu tırmanıştan doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programına yönelik BM yaptırımlarının sona ermesinin ardından artan bu tırmanış, Türkiye'nin İran'la ilişkilerinde denge politikasını zorlayabilir. Ankara, hem NATO müttefiki olarak ABD'yle hem de komşusu İran'la diyaloğu sürdürmek zorunda.