Rusya, Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki Tartus limanında kiraladığı deniz üssünde bulunan iki rıhtımdan birini, Temmuz ortasına kadar ticari bir lojistik merkezi olarak faaliyete geçirmeyi hedefliyor. Suriyeli yetkililerin Reuters'a verdiği bilgiye göre, Moskova yönetimi bu adımla hem askeri varlığını korumayı hem de bölgedeki ekonomik etkinliğini artırmayı amaçlıyor. Tartus, Rusya'nın Suriye'deki tek deniz üssü olma özelliğini taşıyor ve bu üs, Moskova'nın Doğu Akdeniz'deki askeri operasyonları için kritik bir lojistik nokta işlevi görüyor. Ticari lojistik merkezinin, Rusya'nın Suriye'ye yönelik ekonomik yardımlarının ve ticaret akışının hızlanmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Rusya, 2015 yılından bu yana Suriye'de Beşşar Esed rejimine askeri destek veriyor. Tartus limanı, Soğuk Savaş döneminden beri Rusya'nın Akdeniz'deki en önemli askeri üslerinden biri konumunda. 2017 yılında Rusya ile Suriye arasında imzalanan 49 yıllık kira anlaşmasıyla birlikte, Rusya'nın bu üssü genişletme ve modernize etme çabaları hız kazandı. Ancak son yıllarda Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalması, Moskova'yı yeni gelir kaynakları arayışına itti. Tartus'ta kurulacak ticari lojistik merkezi, Rusya'nın bölgedeki ticaret hacmini artırmasına ve Suriye üzerinden Afrika ile Orta Doğu pazarlarına daha kolay erişmesine olanak tanıyabilir. Suriyeli yetkililer, ticari rıhtımın özellikle tahıl, gıda ürünleri ve inşaat malzemeleri gibi temel ihtiyaç maddelerinin taşınmasında kullanılacağını belirtiyor. Bu gelişme, aynı zamanda Suriye'nin savaş sonrası yeniden imar sürecine de katkı sağlayabilir.
Rusya'nın Tartus'taki askeri varlığı, bölgedeki diğer aktörler tarafından da yakından takip ediliyor. Özellikle NATO üyesi Türkiye, Rusya'nın Suriye'deki askeri faaliyetlerine karşı temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Türkiye, daha önce İdlib'deki askeri gözlem noktalarını gerekçe göstererek Rusya ile iş birliği yaparken, Tartus'taki ticari dönüşümün Ankara tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu. Suriye'nin kuzeyinde aktif olan Türkiye, Rusya ile Astana süreci kapsamında ortak hareket ediyor ancak iki ülke arasında Libya ve Karabağ gibi bölgelerde de rekabet yaşanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tartus'taki lojistik merkezi, Rusya'nın Doğu Akdeniz'deki ekonomik ve askeri stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Rusya, bu merkez sayesinde Suriye üzerinden Afrika'ya açılan bir ticaret koridoru oluşturmayı amaçlıyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası Batı yaptırımlarıyla karşılaşan Moskova, yeni ticaret rotaları ve alternatif pazarlar bulma çabasını sürdürüyor. Suriye'nin stratejik konumu, Rusya'ya hem Süveyş Kanalı'na hem de Doğu Akdeniz enerji kaynaklarına yakın bir üs sağlıyor.
Ancak bu gelişme, ABD ve Avrupa Birliği tarafından da yakından izleniyor. ABD, Suriye'deki askeri varlığını sürdürürken, Rusya'nın bölgedeki etkisinin artmasından rahatsızlık duyuyor. Ayrıca İsrail, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığını kendi güvenliği açısından bir tehdit olarak görüyor. Tartus'taki ticari dönüşümün, Rusya'ya ek gelir sağlamasının yanı sıra Suriye'deki siyasi dengeleri de etkilemesi bekleniyor. Esed rejimi, Rusya'nın desteği sayesinde ayakta kalırken, bu ticari ortaklık rejimin ekonomik olarak da Rusya'ya daha fazla bağımlı hale gelmesine yol açabilir.
Bölgesel açıdan bakıldığında, Rusya'nın Tartus'taki hamlesi, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti ve deniz ticareti üzerinde de etkili olabilir. Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail gibi ülkeler, Rusya'nın bölgedeki askeri ve ticari varlığını kendi çıkarları açısından değerlendirmek durumunda kalacak. Aynı zamanda, Rusya'nın bu girişimi, Çin'in Kuşak ve Yol Projesi kapsamında Akdeniz'deki liman yatırımlarıyla da rekabet edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Tartus'ta ticari lojistik merkezi kurması, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde askeri varlığını sürdürürken, Rusya ile Astana süreci kapsamında iş birliği yapıyor ancak iki ülke arasında Libya, Karabağ ve Doğu Akdeniz'de rekabet yaşanıyor. Ticari merkez, Türkiye'nin Suriye üzerinden Afrika ve Orta Doğu'ya yönelik ticaretine alternatif bir rota oluşturabilir. Ayrıca, Rusya'nın bölgedeki ekonomik etkisinin artması, Türkiye'nin Suriye'deki nüfuzunu sınırlayabilir. Türkiye, bu gelişmeyi yakından takip etmeli ve kendi çıkarları doğrultusunda Rusya ile denge politikasını sürdürmelidir.