Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), 25 Temmuz 2024 tarihli açıklamasında, Lübnan'ın güneyindeki güvenlik durumunun hâlâ "kırılgan" olduğunu bildirdi. UNIFIL Sözcüsü, haziran ayının sonundan bu yana bölgede "şiddet olaylarında" bir azalma yaşandığını ancak bunun kalıcı bir istikrar anlamına gelmediğini vurguladı. Barış gücü, bu dönemde devriye ve operasyonel faaliyetlerini kademeli olarak artırdığını belirtti. BM misyonu, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin düşük yoğunluklu da olsa devam ettiğine dikkat çekti.
Arka plan: İsrail-Hizbullah gerilimi ve ateşkes ihlalleri
Lübnan'ın güneyi, İsrail ile Hizbullah arasında 2006 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasından bu yana BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı çerçevesinde UNIFIL tarafından denetleniyor. Anlaşma, Litani Nehri'nin güneyinde Hizbullah ve İsrail dışındaki silahlı grupların bulunmamasını öngörüyor. Ancak son yıllarda her iki taraf da karşılıklı ihlallerle suçlanıyor. İsrail, düzenli olarak Lübnan hava sahasını ihlal ederken, Hizbullah'ın da bölgedeki askeri varlığını sürdürdüğü belirtiliyor. UNIFIL'in raporlarına göre, 2023'ün son çeyreğinde ve 2024'ün ilk yarısında sınırdaki gerginlikte belirgin bir artış yaşandı. İsrail güçleri ile Hizbullah militanları arasında zaman zaman çatışmalar çıkarken, sivil halk da bu durumdan olumsuz etkileniyor. BM, tarafları ateşkesi tam olarak uygulamaya ve gerilimi düşürmeye çağırıyor.
Bölgesel boyut: Gazze savaşının Lübnan'a sıçrama riski
Lübnan'ın güneyindeki gelişmeler, sadece ikili ilişkiler açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da kritik önem taşıyor. Gazze'de 7 Ekim 2023'te başlayan savaş, İsrail-Hizbullah cephesinde de yeni bir gerilim dalgası yarattı. Hizbullah, savaşın başlamasının ardından İsrail'e yönelik sınırlı saldırılar düzenlerken, İsrail de Lübnan topraklarını hedef alan hava saldırıları gerçekleştirdi. Bu çatışmalar şu ana kadar kontrollü bir seyir izlese de, uzmanlar her an tırmanma potansiyeli olduğu uyarısında bulunuyor. UNIFIL'in faaliyetlerini artırması, taraflar arasında bir tampon bölge işlevi görerek çatışmanın yayılmasını engellemeyi amaçlıyor. BM yetkilileri, bölgede barışın korunması için uluslararası toplumun desteğinin sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarın sağlanmasına doğrudan ilgi duyan ülkelerden biridir. Lübnan'da çıkabilecek geniş çaplı bir çatışma, Doğu Akdeniz'de dengeleri bozabilir ve Türkiye'ye yönelik yeni bir mülteci akınına yol açabilir. Türkiye, BM nezdinde Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklemekte, tarafları diyaloga teşvik etmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik çıkarları (ticaret, enerji) açısından da güvenlik istikrarı hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle, UNIFIL'in uyarıları Türkiye tarafından dikkatle izlenmeli ve gerektiğinde diplomatik girişimlerde bulunulmalıdır.