Lübnan, İsrail-Hizbullah arasındaki son çatışmaların ardından yeniden bölgesel bir krizin odağında. Al Jazeera muhabiri Robert McBride'ın Beyrut'tan aktardığına göre, taraflar arasındaki çatışmalar 2006 savaşından bu yana en ciddi seviyeye ulaştı. Sivil yerleşimlerin hedef alındığı saldırılarda şu ana kadar 12 kişi hayatını kaybetti, 50'den fazla kişi yaralandı. Birleşmiş Milletler, acil ateşkes çağrısı yaparken, ABD ve Fransa arabuluculuk girişimlerini yoğunlaştırdı.
Gelişmenin Arka Planı
Çatışmaların fitilini, İsrail ordusunun Güney Lübnan'da Hizbullah'a ait olduğu iddia edilen bir askeri noktaya düzenlediği hava saldırısı ateşledi. Saldırıda Hizbullah'ın üst düzey komutanlarından birinin öldürüldüğü bildirildi. Hizbullah da misilleme olarak İsrail'in kuzeyindeki askeri üs ve yerleşimlere yüzlerce roket fırlattı. İsrail Savunma Kuvvetleri, sivil kayıpları önlemek için sınıra yakın bölgelerde yaşayanlara tahliye çağrısı yaptı. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulunarak, ülkesinin bir savaşa daha dayanamayacağını vurguladı. Ülke, 2019'dan bu yana süren ekonomik kriz ve 2020 Beyrut patlamasının yaralarını sarmaya çalışıyor.
İran destekli Hizbullah, 2006 savaşından bu yana askeri kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Uzmanlara göre, örgütün elinde binlerce hassas güdümlü füze bulunuyor. Bu durum, olası bir geniş çaplı savaşın bölgesel dengeleri altüst etme potansiyelini artırıyor. Lübnan hükümeti, Hizbullah'ın eylemleri üzerinde kontrol sahibi olmadığını, ancak ülkenin topyekûn bir savaşa sürüklenmesini istemediğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ortadoğu'daki mevcut dengeler göz önüne alındığında, bu çatışmanın İran-İsrail rekabetinin bir yansıması olduğu değerlendiriliyor. İran, Hizbullah aracılığıyla İsrail karşısında caydırıcılık kurmaya çalışırken, İsrail de kuzey sınırındaki tehdidi bertaraf etmek istiyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bölgesel bir savaşın çıkmasını engellemek için diplomatik çabaların arttırılması gerektiğini ifade etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, BM Güvenlik Konseyi'nde acil bir oturum talep etti. Bu arada, Suriye'deki İran destekli milislerin de harekete geçme ihtimali, çatışmanın genişleme riskini artırıyor. Rusya ve Çin, gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunurken, Suudi Arabistan ve Mısır da taraflara itidalli olmaları yönünde uyarılar yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki bu gelişme, Türkiye için hem güvenlik hem de ekonomik açıdan kritik önem taşıyor. Türkiye, Lübnan'da yaşayan yaklaşık 10 bin vatandaşı için konsolosluk korumasını artırmalıdır. Ayrıca, bölgesel bir çatışma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji projelerini ve deniz yetki alanlarına ilişkin politikasını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, İran ve İsrail arasında denge kuran bir dış politika izlerken, Hizbullah'ın çatışmaya dahil olması Ankara'nın Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve diğer yerel aktörlerle ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'ye yönelecek yeni göç dalgalarına da yol açabilir.