Rusya, Suriye’deki askeri tesislerinin “olası bir yeniden yapılanma” sürecine tabi tutulabileceğini açıkladı. Moskova’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Suriye’deki Rus askeri varlığının mevcut durum ve gelecekteki ihtiyaçlar çerçevesinde değerlendirildiğini belirtti. Zaharova, “Bu konu, ilgili makamlar arasında görüşülüyor. Hiçbir şey nihai değil; ancak olası bir yeniden yapılanma gündemde” ifadelerini kullandı. Açıklama, Suriye’deki iç savaşın seyrinin değişmesi ve Beşşar Esad rejiminin uluslararası meşruiyet arayışının yeni bir evreye girmesiyle birlikte geldi.
Gelişmenin arka planı
Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığı, Hmeymim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü olmak üzere iki ana merkezde yoğunlaşıyor. 2015’ten bu yana süren müdahale, Esad rejiminin ayakta kalmasını sağlarken, Rusya’ya Doğu Akdeniz’de stratejik bir dayanak noktası kazandırdı. Ancak son yıllarda Rusya’nın Ukrayna savaşındaki kaynak ihtiyacı ve Suriye’deki çatışmaların yoğunluğunun azalması, askeri tesislerin yeniden değerlendirilmesini gündeme getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, hafta başında Şam’da Esad’la bir araya gelmişti. Görüşmede, Rus askeri tesislerinin durumu ve olası bir yeniden yapılanma planının masaya yatırıldığı iddia ediliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov konuyla ilgili olarak, “Suriye’deki askeri varlığımız mevcut anlaşmalar çerçevesinde sürüyor; ancak değişen koşullar doğal olarak bu varlığın optimize edilmesini gündeme getiriyor” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya’nın Suriye’deki askeri yapılanmayı gözden geçirmesi, bölgesel dengeler açısından kritik. Tartus Deniz Üssü, Rusya’nın Akdeniz’deki tek deniz üssü konumunda. Buradaki olası bir küçülme veya yeniden yapılanma, Rus donanmasının Doğu Akdeniz’deki etkinliğini zayıflatabilir. Ayrıca, İran destekli milislerin Suriye’deki varlığı ve İsrail’in İran hedeflerine yönelik saldırıları, Rusya’yı denge politikası izlemeye zorluyor.
Batılı kaynaklar, Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle Suriye’deki askeri kaynaklarının bir kısmını çekmek zorunda kalabileceğini öne sürüyor. Öte yandan, Esad rejiminin yeniden Arap Birliği’ne dönüşü ve bazı Arap ülkeleriyle normalleşme adımları, Rusya’nın Suriye’deki diplomatik ve askeri pozisyonunu da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın Suriye’deki askeri tesislerini yeniden yapılandırma olasılığı, Türkiye’nin güvenlik ve dış politika hesapları açısından doğrudan önem taşıyor. Türkiye, uzun süredir Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma ve terör unsurlarını temizleme stratejisi izliyor. Rusya’nın askeri varlığını azaltması veya yeniden konumlandırması, Ankara’nın sahadaki manevra alanını genişletebilir. Ancak Tartus ve Hmeymim’deki olası bir güç kaybı, Rusya’nın bölgede Türkiye ile iş birliğini de zorlaştırabilir. Ayrıca, İran ve Suriye rejimi üzerindeki Rus etkisinin azalması, Türkiye’nin İdlib ve Fırat’ın doğusundaki angajmanlarını yeniden şekillendirebilir. Bu nedenle gelişmeler, TSK’nın sahadaki operasyonel dengeleri ve Rusya ile yürütülen diplomatik süreçler açısından yakından izlenmelidir.