Rusya'da 19 Eylül'de yapılacak Devlet Duması seçimleri öncesinde yayınlanan anketler, iktidar partisi Birleşik Rusya'nın oy oranının düşmesine rağmen parlamentodaki kontrolünü büyük olasılıkla sürdüreceğini ortaya koyuyor. Seçimlere bağımsız gözlemcilerin ve muhalefet adaylarının katılımının sistematik olarak engellenmesi, yarışın rekabetçi değil, daha çok bir ritüel olduğu değerlendirmelerine yol açıyor. Rusya Merkez Seçim Komisyonu'nun açıkladığı verilere göre, Birleşik Rusya'nın oy oranı son haftalarda yüzde 30 civarında seyrediyor; ancak devlet medyasının yoğun desteği ve idari kaynakların kullanımıyla partinin meclisteki anayasal çoğunluğunu koruyacağı neredeyse kesin görülüyor.
Seçimlerin Arka Planı ve Muhalefetin Durumu
Rusya'da 2021 parlamento seçimleri, ülkenin son yıllarda yaşadığı en büyük iç siyasi krizlerden biri olan Navalny zehirlenmesi ve ardından hapse atılmasının gölgesinde gerçekleşiyor. Muhalefet lideri Alexei Navalny'nin destekçileri, "Akıllı Oy" stratejisiyle iktidar partisinin en güçlü olduğu bölgelerde muhalefet adaylarını desteklemeye çağırıyor. Ancak bağımsız seçim gözlemcileri, özellikle büyük şehirlerde muhalefet adaylarının seçim komisyonları tarafından sistematik olarak diskalifiye edildiğini belgeliyor. Örneğin Moskova'da birçok muhalefet adayı, imza toplama sürecindeki usulsüzlük iddialarıyla yarış dışı bırakıldı. Bu durum, seçimlerin demokratik meşruiyetini daha da zayıflattı.
Kremlin, seçimlere müdahale iddialarını reddederken, yetkililer seçimlerin "şeffaf ve adil" olduğunu savunuyor. Ancak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi uluslararası kuruluşlar, seçim ortamının özgür ve adil olmadığını raporlarına yansıtmış durumda. Bağımsız gözlemcilerin çoğu, seçim sürecine davet edilmedi veya sınırlı erişim verildi. Bu da uluslararası toplumun Rusya'daki seçimlere olan güvenini daha da azalttı.
Birleşik Rusya'nın oy oranındaki düşüş, halkın ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluk algısı nedeniyle iktidara olan desteğinin azalmasından kaynaklanıyor. Ancak seçim sistemi ve idari baskılar, bu düşüşün sandalyelere yansımasını engelliyor. Devlet Duması'nda 450 sandalyenin 225'i nispi temsil, 225'i ise tek turlu dar bölge sistemiyle belirleniyor. Bu sistem, büyük partilerin lehine işleyen bir yapı oluşturuyor. Anketler, Birleşik Rusya'nın yüzde 30 civarında oy almasına rağmen, dar bölgelerdeki üstünlüğü sayesinde 300'den fazla sandalye kazanabileceğini gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Rusya'daki seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda Rusya'nın uluslararası konumunu da etkiliyor. Batı ile ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde, Kremlin'in meşruiyet sorunu yaşayan bir parlamentoya sahip olması, Moskova'nın dış politikada daha agresif adımlar atmasına zemin hazırlayabilir. Seçim sonuçları, Rusya'nın Ukrayna, Suriye, Libya ve Belarus gibi kriz bölgelerindeki tutumunu da etkileyecek. Ayrıca, Rusya'nın enerji politikaları ve Avrupa'ya doğalgaz sevkiyatı gibi konularda parlamentonun rolü sınırlı olsa da, yeni Duma'nın kompozisyonu yaptırımlar ve uluslararası anlaşmalar konusunda belirleyici olabilir.
Seçimlerin bir diğer önemli boyutu da Rusya'nın iç istikrarı. Muhalefetin bastırılması ve seçimlere gölge düşmesi, ülke içinde toplumsal hoşnutsuzluğu artırabilir. Bu da uzun vadede Putin yönetimini zorlayabilir. Ancak kısa vadede, seçim sonuçlarının Kremlin'in kontrolünü pekiştireceği ve Batı'nın yaptırımlarına rağmen Moskova'nın politikalarında ciddi bir değişiklik olmayacağı öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'daki parlamento seçimleri, Türkiye'nin dış politikası ve bölgesel çıkarları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Rusya ile enerji, savunma ve ticaret alanlarında yakın işbirliği içinde. Yeni Duma'nın kompozisyonu, Türk Akımı doğalgaz boru hattı, S-400 savunma sistemi anlaşması ve Suriye'deki işbirliği gibi konularda belirleyici olabilir. Ayrıca, Rusya'nın Batı ile yaşadığı gerilim, Türkiye'nin denge politikası açısından fırsatlar ve riskler barındırıyor. Seçim sonrası Rusya'nın daha izole bir pozisyona girmesi, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu zorlaştırabilir. Öte yandan, istikrarlı bir Rusya, Türkiye için öngörülebilir bir ortak anlamına geliyor. Bu nedenle, seçim sonuçları yakından takip edilmeli.