Rusya'nın Ukrayna'nın güneyindeki Odessa limanı açıklarında bir yük gemisine düzenlediği füze saldırısında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti. Ukrayna ise Rusya'nın başkenti Moskova'ya yönelik en geniş kapsamlı insansız hava aracı (drone) saldırılarından birini gerçekleştirdi. Taraflar arasında Karadeniz'de tırmanan gerginlik, uluslararası deniz ticaretini de tehdit eder hale geldi.
Odessa'da Gemiye Ölümcül Saldırı
Ukrayna yetkilileri, Rusya'nın Odessa limanına yaklaşık 20 kilometre mesafede seyir halindeki Palau bandıralı bir kuru yük gemisine füze fırlattığını açıkladı. Saldırıda 10 mürettebatın hayatını kaybettiği, geminin ağır hasar aldığı ve batan kısmının olduğu bildirildi. Olayın ardından bölgeye çok sayıda kurtarma ekibi ve sahil güvenlik botu sevk edildi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı 'uluslararası deniz hukukuna aykırı bir terör eylemi' olarak nitelendirdi. Rusya ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Saldırı, Ukrayna'nın Karadeniz'deki tahıl koridoruna yönelik yenilenen tehditleri akıllara getirdi. Geçtiğimiz yıl Rusya'nın Tahıl Anlaşması'ndan çekilmesinin ardından Ukrayna, kendi insani koridorunu oluşturmuş ve birçok gemi bu rotayı kullanarak tahıl ve diğer yükleri taşımıştı. Ancak son haftalarda Rusya'nın limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırılarını artırdığı gözlemleniyor. Uzmanlar, bu saldırının Karadeniz'de seyir güvenliğini ciddi şekilde zedeleyebileceği ve küresel tahıl fiyatlarında yeniden dalgalanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Moskova'ya En Büyük Drone Saldırısı
Saldırıdan bir gün sonra Ukrayna, başkent Moskova ve çevresine yüzlerce drone ile karşılık verdi. Rusya Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin Moskova üzerinde 30'dan fazla Ukrayna dronesi düşürdüğünü, ancak bazı dronelerin hedeflerine ulaştığını kabul etti. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, saldırıda üç binada maddi hasar meydana geldiğini ancak ölen ya da yaralanan olmadığını duyurdu. Buna karşın yerel medya, düşen drone parçalarının birkaç evde yangına yol açtığını aktardı.
Ukrayna'nın Moskova'ya bu denli geniş çaplı bir saldırı düzenlemesi, savaşın gidişatına ilişkin yeni soru işaretleri doğuruyor. Analistler, Kiev'in Rusya'nın başkentini hedef alarak hem askeri hem de psikolojik bir mesaj göndermek istediğini belirtiyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik büyük çaplı füze ve balistik füze saldırılarına misilleme olarak görülen bu saldırı, Ukrayna'nın uzun menzilli vurucu gücünü sergilemesi açısından da önem taşıyor. Ancak Moskova'nın bu tür saldırılara vereceği yanıtın, çatışmayı daha da tırmandırmasından endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karadeniz'deki bu son gerginlik, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki sorumluluklarını ve bölgedeki arabulucu rolünü yeniden ön plana çıkarıyor. Türkiye, savaşın başından bu yana taraflar arasında diyaloğu teşvik etmiş, Tahıl Anlaşması'nın mimarlarından olmuştu. Ancak Rusya'nın anlaşmadan çekilmesi ve ardından gelen bu tür saldırılar, hem Karadeniz'deki ticaret yollarının güvenliğini tehdit etmekte hem de Türkiye'nin tahıl koridorunu yeniden canlandırma çabalarını zora sokmaktadır. Ayrıca, Ukrayna'nın drone saldırılarının Moskova'ya kadar uzanması, NATO üyesi Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu ve Rusya ile kurduğu hassas dengeyi de etkileyebilir. Ankara'nın önümüzdeki dönemde hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyen hem de Karadeniz'de gerilimi azaltmaya yönelik bir politika izlemesi bekleniyor.