Rusya, Ukrayna'ya yönelik kapsamlı kış saldırı kampanyasını başlattı. Başkent Kiev'de bir okul binası insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla vuruldu. Saldırı, Rusya'nın son haftalarda artırdığı füze ve İHA saldırılarının bir parçası olarak gerçekleşti. Ukraynalı yetkililer, saldırının sivil altyapıyı hedef aldığını ve kış aylarında enerji sistemini çökertmeyi amaçladığını belirtiyor.
Saldırıların Arka Planı ve Detaylar
Rusya'nın kış saldırı kampanyası, geçtiğimiz yıl olduğu gibi enerji altyapısını hedef alarak Ukrayna'nın ısınma ve elektrik ihtiyacını sekteye uğratmayı hedefliyor. Kiev'de vurulan okul binası, başkentin merkezine yakın bir bölgede bulunuyor. Saldırıda can kaybı olup olmadığı henüz netleşmedi, ancak binada büyük hasar meydana geldiği bildirildi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca çok sayıda İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Rusya, son dönemde İHA üretimini artırarak maliyet etkin bir saldırı yöntemi benimsiyor. Ukrayna ise Batı'dan hava savunma sistemleri talep ederek bu saldırılara karşı koymaya çalışıyor.
Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte Rusya'nın saldırılarını yoğunlaştırması, Ukrayna'nın enerji şebekesi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Ukrayna Başbakanı Denys Shmyhal, ülkenin enerji altyapısının %40'ının hasar gördüğünü ve acil onarım çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), Zaporijya Nükleer Santrali'ndeki durumun endişe verici olduğunu ve çatışmaların nükleer güvenliği tehdit ettiğini açıkladı. Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar üzerinde çalışırken, NATO da Ukrayna'ya askeri destek taahhüdünü yineledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın kış saldırıları, sadece Ukrayna'yı değil, Avrupa'nın enerji güvenliğini de yakından ilgilendiriyor. Ukrayna, Avrupa'ya doğalgaz transit ülkesi konumunda ve saldırılar nedeniyle gaz akışında kesintiler yaşanabilir. Avrupa ülkeleri, enerji depolama kapasitelerini artırarak kışa hazırlanıyor. Öte yandan, Rusya'nın İHA saldırıları, İran'dan temin edilen Shahed-136 dronlarıyla gerçekleştiriliyor. Bu durum, İran-Rusya askeri işbirliğini gözler önüne seriyor ve Orta Doğu'da yeni bir jeopolitik denklemi beraberinde getiriyor. ABD, İran'ın Rusya'ya drone tedarikini engellemek için yeni yaptırımlar uygulayacağını duyurdu. Çin ise tarafları diyaloga çağırarak ateşkesin sağlanması için çağrıda bulundu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaptı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Kiev'deki okul saldırısını savaş suçu olarak nitelendirdi. Rusya ise saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu ve sivil kayıpların Ukrayna'nın hava savunma sistemlerinin yanlış konumlandırılmasından kaynaklandığını iddia ediyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıların ardından yaptığı açıklamada, "Rusya, kışı silah olarak kullanıyor. Ancak Ukrayna halkı direnmeye devam edecek," dedi. Zelenski, Batılı müttefiklerden daha fazla hava savunma sistemi ve uzun menzilli silah talebini yineledi. ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna'ya yönelik ek güvenlik yardımı paketini onayladığını açıkladı. Almanya ve Fransa da Ukrayna'ya desteklerini sürdüreceklerini belirtti.
Askeri uzmanlar, Rusya'nın kış saldırılarının Ukrayna'nın savaşma azmini kırmayı ve Batılı müttefikleri barış masasına zorlamayı amaçladığını değerlendiriyor. Ancak saldırıların Ukrayna'da ters tepki yaparak direnci artırabileceği de belirtiliyor. Ukrayna ordusu, karşı taarruz operasyonlarını sürdürerek Rus kuvvetlerini geri püskürtmeye çalışıyor. Savaşın gidişatı, önümüzdeki aylarda yapılacak askeri ve diplomatik hamlelere bağlı görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşta denge politikası izleyerek her iki tarafla diyalog kanallarını açık tutuyor. Rusya'nın kış saldırıları, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından risk oluşturuyor; zira Türkiye, Rusya'dan doğalgaz ithal ediyor ve Ukrayna üzerinden transit geçişler aksayabilir. Ayrıca, Karadeniz'de artan gerilim, Türkiye'nin bölgesel istikrar çabalarını zorlaştırıyor. Türkiye, tahıl koridoru anlaşmasının sürdürülmesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü ve enerji arz güvenliğini olumsuz etkileyebilir.