Rusya, 2021'den bu yana ilk kez düzenlediği parlamento seçimlerini, Ukrayna'dan yasadışı olarak ilhak ettiği Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinde de gerçekleştiriyor. Moskova yönetimi, bu adımı "yeni toprakların entegrasyonu" olarak sunarken, Kiev ve Batılı ülkeler seçimi gayrimeşru ilan etti. Seçim, Rusya'nın 2022'de başlattığı ve 4,5 yılı aşkın süredir devam eden geniş çaplı işgalinin ardından bu bölgelerde düzenlenen ilk parlamento seçimi olma özelliği taşıyor.
Seçimin Arka Planı ve Rusya'nın Stratejisi
Rusya Federasyonu Konseyi ve Devlet Duması seçimleri, ülke genelinde 11-13 Eylül tarihlerinde yapılıyor. Ancak asıl dikkatler, Moskova'nın Eylül 2022'de tek taraflı ilhak ettiği dört bölgede kurulan seçim merkezlerine çevrilmiş durumda. Rus yetkililer, bu bölgelerde yaşayanlara "Rus vatandaşlığı" verildiğini ve oy kullanma hakkı tanındığını savunuyor. Ukrayna hükümeti ise bölgelerde kalan sivil halkın baskı altında oy kullandığını, seçimin gerçek iradeyi yansıtmadığını belirtiyor.
Rusya'nın bu hamlesi, işgal altındaki topraklarda demografik ve idari yapıyı kalıcı hale getirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kremlin, seçimler aracılığıyla bölgelerde meşruiyet inşa etmeyi ve uluslararası alanda "fiili durum" yaratmayı hedefliyor. Batılı uzmanlar, seçimin sembolik olduğunu, zira bu bölgelerde güvenli oy kullanma koşullarının bulunmadığını vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, seçimi "hukuken geçersiz" ilan ederek, uluslararası toplumu sonuçları tanımamaya çağırdı. ABD, AB ve Birleşik Krallık da seçimlerin meşru olmadığını açıkladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, seçimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu yineledi.
Rusya, seçim sürecinde işgal bölgelerinde güvenlik güçlerini artırdı. Ukrayna ordusu, seçim merkezlerine yönelik olası saldırıları engellemek için Rus askeri varlığının yoğunlaştığını bildirdi. Bu durum, çatışmaların daha da tırmanabileceği endişelerini artırıyor. Seçim sonuçlarının Rusya yanlısı adaylar lehine çıkması bekleniyor; ancak uluslararası gözlemciler süreci izlemiyor.
Seçim, Rusya'nın iç siyasetinde de önemli bir sınav. Devlet Başkanı Vladimir Putin'in desteklediği Birleşik Rusya Partisi'nin oy oranı, savaşın uzaması ve ekonomik yaptırımlara rağmen nasıl bir tablo çizeceği merak ediliyor. Ancak sonuç ne olursa olsun, ilhak edilen bölgelerdeki seçim, uluslararası hukuk açısından bir meşruiyet krizi yaratmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklemekle birlikte Rusya ile diplomatik kanalları açık tutuyor. İlhak edilen bölgelerde yapılan seçim, Ankara'nın denge politikasını zorlaştırıyor. Türkiye, Kırım dahil Ukrayna topraklarının ilhakını tanımadığını defalarca açıkladı. Bu seçim, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini ve tahıl koridoru gibi kritik anlaşmaları etkileyebilir. Türk iş dünyasının bölgedeki yatırımları risk altında. Ayrıca, Rusya'nın seçimle yarattığı fiili durum, gelecekteki barış müzakerelerinde masada bir koz olarak kullanılabilir. Türkiye'nin arabuluculuk rolü, bu tür oldubittiler karşısında daha da karmaşık hale geliyor.