Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen iki günlük Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi, savaş koşullarındaki Rusya ve İran'ın, Çin ve Hindistan liderleriyle bir araya gelmesine sahne oldu. Bu buluşma, Batı'nın ekonomik baskı araçlarının sınırlarını gözler önüne sererken, küresel güç dengelerinde yeni bir hizalanmanın işaretlerini veriyor. Zirve, ABD ve müttefiklerinin uyguladığı yaptırımlara rağmen, bu ülkeler arasındaki iş birliğinin derinleştiğini ortaya koyuyor.
ŞİÖ Zirvesi ve Liderlerin Mesajları
Savaşın gölgesinde geçen zirveye Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yanı sıra İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi katıldı. Liderler, Kırgızistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, bölgesel güvenlik, ekonomik iş birliği ve ulaştırma koridorları gibi konuları ele aldı. Zirvenin ana teması, ABD'nin yaptırım baskısına karşı alternatif mekanizmalar kurmak ve çok kutuplu dünya düzenini güçlendirmek olarak öne çıktı.
Rusya açısından bu zirve, uluslararası izolasyonu kırma çabasının bir parçası. Putin, Batı'nın Ukrayna savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımlara rağmen, Asya ülkeleriyle bağlarını güçlendirerek ekonomik ve diplomatik destek arıyor. İran ise,ABD ile yaşadığı nükleer müzakerelerdeki tıkanıklık ve yaptırımların ağırlaşması sonrası, Doğu'ya yönelik açılımını sürdürüyor. İki ülkenin de ŞİÖ çatısı altında Çin ve Hindistan ile önemli enerji ve güvenlik anlaşmaları imzaladığı belirtiliyor.
Ekonomik Yaptırımların Sınırları ve Yeni İttifak Arayışları
Zirve, Batı'nın ekonomik yaptırımlarının etkinliği konusunda önemli soruları gündeme getiriyor. ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulamasına rağmen, Rusya'nın Asya'daki büyük güçlerle ticaretini sürdürmesi ve hatta artırması, bu araçların sınırlı etkisini gösteriyor. Toplantıda, uluslararası ticarette doların hakimiyetini azaltacak alternatif ödeme sistemleri üzerinde durulduğu, bu çerçevede ulusal para birimleriyle ticaretin teşvik edildiği öğrenildi.
Analistler, ŞİÖ'nün ABD liderliğindeki Batı blokuna karşı bir denge unsuru olarak giderek daha fazla önem kazandığını vurguluyor. Çin ve Hindistan'ın bu platformdaki aktif rolleri, iki ülkenin de Rusya ile olan ilişkilerini Batı'nın yaptırımlarına rağmen sürdürme kararlılığını gösteriyor. Özellikle Çin, enerji ve altyapı yatırımlarıyla Orta Asya'da etkisini artırırken, Hindistan da savunma ve enerji alanlarında Moskova ile iş birliğini derinleştiriyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, zirve Afganistan'daki istikrarsızlık ve terörizmle mücadele konularında da öne çıkan başlıklar arasındaydı. ŞİÖ üyeleri, Afganistan'da kapsayıcı bir hükümetin kurulması ve terör örgütlerinin bölgede yuvalanmasının önlenmesi konusunda ortak bir duruş sergilediler. Bu konunun, hafta sonunda yapılması beklenen diğer uluslararası toplantılarda da gündemi oluşturması bekleniyor.
Uzmanlar, bu gelişmelerin küresel güç dengeleri açısından uzun vadeli sonuçları olacağı görüşünde. ABD'nin müttefiklerinden bazılarının da ŞİÖ ile ilişkilerini güçlendirme eğiliminde olması, Batı ittifak sisteminin geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Zirvenin ardından yayınlanan ortak bildiride, çok kutuplu bir dünya düzeni ve uluslararası hukukun üstünlüğü vurgusu yapıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu zirve, Türkiye'nin yakın ilişkiler geliştirdiği Rusya, İran ve Orta Asya ülkelerini kapsayan bir platformda gerçekleşmesi nedeniyle Ankara açısından da önem taşıyor. Türkiye, Batı ittifakı içinde yer almakla birlikte, enerji ve güvenlik alanlarında bu ülkelerle kritik bağlara sahip. ŞİÖ'de alınan kararların, bölgesel ekonomik entegrasyon projelerine ve Türkiye'nin enerji tedarik çeşitliliğine etkileri olabilir. Türkiye'nin, bu platformla olan diyaloğunu geliştirerek, hem Batı ile ilişkilerini dengeleme hem de Orta Asya ve Hazar bölgesindeki ticaret yollarında daha etkin rol oynama fırsatı bulabileceği değerlendiriliyor.