Rusya'nın, Ermenistan'ın ulaşım ve enerji bağlantılarını çeşitlendirme çabalarını engellemeye çalıştığı belirtiliyor. Stonehill College'dan Uluslararası İlişkiler Profesörü Anna Ohanyan, FRANCE 24'e yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın Rusya'dan Avrupa'ya yöneldiği yönündeki anlatının bir yanılgı olduğunu vurguladı. Ohanyan, Putin'in, Ermenistan'ın mevcut bağlantı hatlarını kontrol altında tutarak ülkenin dışa açılımını sınırlamak istediğini ifade etti. Bu durum, Güney Kafkasya'da jeopolitik dengeleri yeniden şekillendiriyor.
Gelişmenin arka planı: Bağlantı çeşitliliği mücadelesi
Ermenistan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana enerji ve ulaşım altyapısında büyük ölçüde Rusya'ya bağımlı durumda. Ülkenin doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya karşılarken, İran ile sınırlı bir enerji anlaşması bulunuyor. Ancak son yıllarda Erivan, Çin ve Avrupa Birliği ile yeni ulaşım koridorları geliştirme arayışına girdi. Özellikle İran ve Hindistan'a açılan "Uluslararası Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru" (INSTC) projesi, Ermenistan'ın transit rolünü artırma potansiyeli taşıyor. Rusya ise kendi kontrolündeki ulaşım hatlarını, özellikle Gürcistan üzerinden geçen kuzey rotasını korumak istiyor.
Ohanyan, Putin'in stratejisinin Ermenistan'ı Rusya'ya bağımlı kılmak ve Batı ile entegrasyonunu sınırlamak olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Rusya'nın Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması imzalamasına karşı çıktığı ve ülkeyi Avrasya Ekonomik Birliği'ne yönlendirdiği biliniyor. Ayrıca, Dağlık Karabağ sorununda Rusya'nın arabuluculuk rolü, Erivan'ın Moskova'ya olan güvenlik bağımlılığını pekiştiriyor.
Son dönemde Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Batı yanlısı söylemleri ve ABD ile askeri işbirliği girişimleri, Moskova'da rahatsızlık yarattı. Rusya, Ermenistan'ın NATO'ya yakınlaşmasını engellemek için ekonomik ve enerji araçlarını kullanıyor. Örneğin, doğalgaz fiyatlarında Ermenistan'a uygulanan indirimlerin kaldırılması veya sınırlı tutulması gibi baskı unsurları devreye sokuluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Kafkasya'da güç dengeleri
Ermenistan'ın bağlantı çeşitliliği arayışı, yalnızca ikili ilişkileri değil, bölgesel jeopolitiği de etkiliyor. Türkiye ve Azerbaycan, Ermenistan'ın İran ve Gürcistan üzerinden geliştirmeye çalıştığı alternatif koridorlara sıcak bakmıyor. Özellikle Nahçıvan'a açılan Zengezur Koridoru tartışmaları, Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan arasında yeni bir gerilim alanı oluşturuyor. Rusya ise bu koridorun kendi kontrolü altında olmasını istiyor.
Küresel ölçekte, ABD ve AB, Ermenistan'ın Rusya'dan uzaklaşmasını destekliyor. Ancak Ukrayna savaşı sonrası Rusya'nın enerji ve ulaşım alanındaki baskıları, Erivan'ın manevra alanını sınırlıyor. Ohanyan, Ermenistan'ın Rusya'dan tamamen kopmasının mümkün olmadığını, ancak çeşitlendirme çabalarının uzun vadede ülkenin bağımsızlığını güçlendirebileceğini ifade etti.
Bölgede Çin'in de artan ilgisi dikkat çekiyor. Çin, Orta Koridor olarak adlandırılan Trans-Hazar rotasına alternatif olarak, Ermenistan üzerinden geçecek bir kara yolu bağlantısına sıcak bakıyor. Ancak Rusya'nın bölgedeki etkisi, bu tür girişimlerin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'ın bağlantı çeşitliliği arayışı, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikasını doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, Erivan'ın Rusya'dan bağımsızlaşmasını desteklemekle birlikte, bu sürecin Azerbaycan'ın çıkarlarını zedelememesine özen gösteriyor. Özellikle Zengezur Koridoru konusunda Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak tutumu, Ermenistan'ın İran ve Gürcistan üzerinden alternatif bağlantılar geliştirmesini sınırlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi kapsamında, Ermenistan'ın doğalgaz kaynaklarını çeşitlendirme çabaları, TANAP ve TürkAkım gibi projelerle rekabet yaratabilir. Ankara, bölgesel istikrar için Ermenistan'ın yalnızca Rusya'ya bağımlı kalmamasını, ancak bu çeşitlendirmenin Türkiye ve Azerbaycan'ın güvenlik endişelerini artırmamasını gözetiyor.