Ukraynalı yetkililer, Rusya'nın Kiev ve çevresine düzenlediği yoğun füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısında en az dört kişinin hayatını kaybettiğini, ondan fazla kişinin de yaralandığını açıkladı. Saldırı, Ukraynalı çocukların okullarına dönmeye hazırlandığı bir dönemde gerçekleşti ve ülke genelinde yeni saldırı endişelerini artırdı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, gece boyunca başkent Kiev dahil birçok bölgeye yönelik çok sayıda füze ve İHA fırlatıldığını, savunma sistemlerinin büyük bir kısmını etkisiz hale getirdiğini ancak bazılarının yerleşim yerlerine isabet ettiğini bildirdi.
Gelişmenin arka planı
Saldırı, Kiev'in en yoğun nüfuslu bölgelerinden bazılarını hedef aldı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, yaptığı açıklamada, saldırıda bir apartmanın üst katlarında yangın çıktığını ve itfaiye ekiplerinin yangına müdahale ettiğini söyledi. İlk belirlemelere göre ölenlerin arasında bir çocuk da bulunuyor. Saldırının ardından Kiev'de hava saldırısı sirenleri uzun süre çaldı, halk metro istasyonlarında ve yeraltı sığınaklarında korunmaya çalıştı.
Rus ordusu ise saldırının Ukrayna'nın askeri altyapısını hedef aldığını ve çok sayıda enerji tesisini vurduğunu iddia etti. Ancak Ukrayna tarafı bu iddiayı reddederek Rusya'nın sivil altyapıyı kasten hedef aldığını belirtti. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, saldırıda 60'tan fazla füze ve 80'i aşkın İHA kullanıldığını, bunlardan büyük bir bölümünün imha edildiğini duyurdu. Saldırı, Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı işgalin ardından Kiev'e düzenlenen en büyük hava saldırılarından biri olarak nitelendiriliyor.
Saldırının zamanlaması ise ayrı bir endişe kaynağı. Ukrayna'da okulların büyük bölümü bu hafta açılacak. Saldırının özellikle öğrenci ve velilerin yoğun olduğu bir dönemde yapılması, psikolojik olarak yıpratma amacı taşıdığı şeklinde yorumlanıyor. Ukrayna Eğitim Bakanlığı, okullarda güvenliğin artırılması için acil önlemler alındığını, çevrimiçi eğitimin de seçenek olarak masada olduğunu bildirdi. Bakanlık açıklamasında, "Çocuklarımızın güvenliği her şeyden önemli. Saldırılar nedeniyle okullarımızı riske atamayız" ifadelerine yer verildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Kiev'e yönelik bu son saldırı, Rusya-Ukrayna savaşında cephe hattının ötesinde de şiddetin arttığının bir göstergesi. Rusya, son haftalarda Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. Ukrayna Enerji Bakanlığı, ülke genelinde elektrik hatlarının hasar gördüğünü ve bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığını açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, saldırıyı "terör" olarak nitelendirerek, Batılı müttefiklerden daha fazla hava savunma sistemi talep etti.
Uluslararası toplumdan da tepkiler gelmeye başladı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, saldırıyı "barbarca" olarak nitelendirerek, Ukrayna'ya desteğin süreceğini belirtti. Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırıları savaş suçudur" dedi ve Ukrayna'ya daha fazla askeri ve mali destek sağlanması için çağrıda bulundu. NATO ise Ukrayna'ya verilen hava savunma sistemlerinin sayısının artırılacağını ve yeni paketlerin üzerinde çalışıldığını duyurdu.
Saldırının gerçekleştiği gece, Ukrayna hava savunmasının aktif olarak çalıştığı ve çok sayıda füzeyi düşürdüğü görüldü. Ancak düşürülen füzelerin enkazlarının da yerleşim yerlerine düşmesi sonucu hasar meydana geldi. Kiev'de güne, saldırının izlerini temizlemeye çalışan ekiplerin çalışmalarıyla başlandı. Sokaklarda cam kırıkları ve molozlar dikkat çekerken, bazı bölgelerde hala duman tütüyor. Kent sakinleri, yaşadıkları korku ve belirsizliği anlatarak, yetkililerden daha etkili koruma talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Kiev'e yönelik bu saldırısı, Karadeniz'deki dengeleri doğrudan etkileyen bir gelişme olarak Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından itibaren hem Rusya hem Ukrayna ile iletişim kuran ve tahıl koridoru anlaşması gibi kritik girişimlere ev sahipliği yapan bir ülke olarak arabulucu rol üstleniyor. Ancak Rusya'nın sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırması, Ankara'nın bu rolünü zorlaştırıyor ve Ukrayna üzerinden Karadeniz'de yeniden bir tırmanma riskini beraberinde getiriyor. Türkiye, ukrayna'nın toprak bütünlüğüne desteğini vurgularken, krizin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini savunuyor. Bu tür saldırılar, müzakerelerin miadını doldurduğu yönündeki görüşleri güçlendirerek Türkiye'nin bölgedeki istikrar çabalarını da dolaylı olarak etkiliyor.