Rusya'nın Afrika Kolordusu'na destek amacıyla yeni bir zırhlı araç konvoyunun açık deniz üzerinden Malili yetkililere teslim edilmesiyle birlikte, Moskova'nın Batı Afrika'daki askeri varlığı beşinci yılını doldurdu. Ülkeye konuşlandırılan Rus birlikleri, 2021'den bu yana Mali'nin kuzey ve orta bölgelerinde geniş bir güvenlik ağı kurmaya çalışıyor. Ancak bu süre zarfında Rusya'nın harcadığı askeri ve ekonomik kaynaklar, Kremlin'in beklediği stratejik ve ticari getiriyi henüz sağlamış değil.
Afrika Kolordusu'nun Mali Serüveni: Nereden Nereye?
Rusya'nın Afrika Kolordusu, ilk olarak 2017'de Orta Afrika Cumhuriyeti'nde ortaya çıkan ve daha sonra Libya, Sudan ve Mali gibi ülkelere yayılan bir paralel askeri yapılanma olarak biliniyor. Mali'ye ilk Rus askeri danışmanları 2021 sonlarında, Fransa'nın Barkhane Operasyonu'nu sonlandırmasının hemen ardından geldi. O tarihten bu yana Rusya, Mali ordusuna eğitim vermek, istihbarat sağlamak ve doğrudan muharebe operasyonlarına katılmak üzere binlerce personel konuşlandırdı. Ayrıca Wagner Grubu'nun bölgedeki faaliyetleri, Moskova'nın resmi askeri varlığıyla iç içe geçmiş durumda.
Mali'deki Rus varlığı, Batılı güçlerin çekilmesiyle oluşan boşluğu doldurma stratejisinin bir parçası. Fransa ve Avrupa Birliği, 2020'deki askeri darbenin ardından Mali ile ilişkilerini askıya almış, 2022'de ise tüm askeri operasyonlarını sonlandırmıştı. Bu ortamda Rusya, Bamako yönetimine güvenlik garantisi sunarak hem askeri hem de siyasi nüfuz alanını genişletti. Ancak beş yılın sonunda Rusya'nın elde ettiği kazanımlar tartışmalı.
Rusya'nın Afrika Kolordusu'na yaptığı yatırımın maliyeti tam olarak bilinmiyor; ancak Batılı istihbarat kaynakları, yıllık 500 milyon ila 1 milyar dolar arasında bir harcama yapıldığını tahmin ediyor. Bu harcamanın karşılığında Moskova, Mali'nin altın madenlerinden pay alıyor, ancak bu payın ne kadar olduğu şeffaf değil. Ayrıca Rusya, Mali üzerinden Sahel bölgesinde stratejik bir koridor oluşturmayı ve Atlas Okyanusu'na açılan ticaret yollarını kontrol etmeyi hedefliyor. Fakat bölgedeki güvenlik durumu giderek kötüleşiyor: terör örgütleri saldırılarını artırırken, Mali ordusunun Rus destekli operasyonları sivil kayıpları beraberinde getiriyor ve uluslararası kamuoyunda tepki çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Rusya'nın Afrika'daki Stratejik Açmazı
Rusya'nın Mali'deki varlığı, yalnızca askeri bir operasyon değil; aynı zamanda küresel güç dengeleri açısından bir test niteliğinde. Batı'nın çekildiği bölgelerde Rusya'nın ne kadar etkili olabileceği sorusu, Ukrayna savaşı sonrası daha da kritik hale geldi. Moskova, Afrika'da elde ettiği her başarıyı, Batı'ya karşı bir meydan okuma olarak sunuyor. Ancak Mali'deki durum, Rusya'nın aşırı yayılma ve kaynak yetersizliği sorunlarını gözler önüne seriyor.
Afrika Kolordusu, Rusya Savunma Bakanlığı'na bağlı olsa da, Wagner Grubu'nun bölgedeki mirası ve faaliyetleri Moskova'nın kontrolünü zorlaştırıyor. Wagner'in eski komutanları ve paralı askerleri, Afrika'daki operasyonlarda hâlâ etkili; bu durum Kremlin'in tek merkezli bir strateji yürütmesini engelliyor. Ayrıca Rusya'nın ekonomik olarak sürdürülebilir bir model kuramaması, uzun vadede bölgedeki varlığını tehlikeye atıyor. Mali'nin altın rezervleri ve uranyum kaynakları cazip olsa da, bu kaynakların işletilmesi ve uluslararası piyasalara taşınması için gereken altyapı ve güvenlik ortamı mevcut değil.
Küresel ölçekte ise Rusya'nın Afrika'daki askeri maceraları, Batı ile ilişkileri daha da geriyor ve yeni yaptırımları tetikliyor. Avrupa Birliği, Rusya'nın Sahel'deki faaliyetlerini istikrarsızlaştırıcı olarak nitelendirirken, ABD de Afrika Kolordusu'nu yakından izliyor. Öte yandan Çin, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığından ekonomik olarak faydalanmayı sürdürüyor; ancak Pekin, askeri angajmanlardan uzak durarak riskleri minimize ediyor. Bu durum, Rusya'nın yalnızlaşan bir aktör haline gelme riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Mali'deki beş yıllık askeri serüveni, Türkiye'nin Sahel ve Batı Afrika politikaları açısından önemli ipuçları sunuyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da ekonomik ve diplomatik etkisini artırırken, askeri darbelerin yaşandığı ülkelerde istikrarı önceliyor. Mali'deki Rus varlığı, bölgedeki güç boşluğunun nasıl doldurulduğunu gösterirken, Ankara'nın benzer bir açmaza düşmemesi için dikkatli bir denge politikası izlemesi gerekiyor. Ayrıca Rusya'nın deneyimi, Türkiye'nin Afrika'daki ekonomik yatırımlarını güvenlik risklerine karşı koruma ihtiyacını ortaya koyuyor. Türkiye, bölgedeki aktörlerle çok boyutlu ilişkiler kurarak, tıpkı Rusya gibi tek bir ülkeye bağımlı kalmaktan kaçınmalı.